(4389 S. K. m. 14) (818 S. K. m. 21) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.07.2005 tarih ve 2003/445-2005/220 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Karşıyaka Şubesi'nde mevduat hesabı olduğunu, bu mevduatın banka nezdinde değerlendirildiğini, ancak 19.03.2001 tarihinde müvekkilinin hiçbir yazılı talimatı olmaksızın hesabından davalı tarafından 23.985.272.600.-TL'nın kesildiğini ileri sürerek, bu meblağın bankalarca vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının 20.02.2001 ve 28.02.2001 tarihleri arasında bankada gecelik (O/N) işlemleri yaptığını ve normalin çok üzerindeki oranda faiz aldığını, müvekkili İktisat Bankası'nın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 15.03.2001 gün ve 198 sayılı kararı ile Bankalar Kanunu'nun 14/3-4 üncü maddesi uyarınca denetim ve yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devir edildiğini, kamusal görev yapan Fon'un normalin üzerindeki faiz oranlarının verilmemesi yönünde uygulama yaptığını, ödemelerde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ortalama faizlerinin esas alındığını, bunun üzerinde gerçekleşen faizin gabin nedeniyle istenemeyeceğini, ayrıca ahlaka aykırı olduğunu, bir yılda alınabilecek faizin bir gecede alındığını savunarak, davanın reddini, karşı dava olarak ise, bankanın tenkise tabi tuttuğu kısmın BK.nun 20 ve 21 nci maddeleri uyarınca kısmi butlanla malul olduğunun kabulü ile davacıya 23.985.272.600.-TL borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 23.06.2003 tarih 2003/1024-6735 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen son bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı bankanın müzayaka halinde olduğundan bahsedilemeyeceği, zira gecelik O/N faiz oranlarını bizzat davalı bankanın ilan edip davacının da bu oranı kabul edip, parasını yatırmış olduğu, çok büyük teşkilata ve mali güce sahip bankanın münferit bir müşterisinin gabinine maruz kaldığı iddiasının BK.nun 21. maddesi ile bağdaşmadığı, davalı bankanın düzenlediği sözleşmede uyguladığı faiz oranlarının MK.nun 2. maddesine aykırı olduğunu ileri süremeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili, karşı dava ise, yukarıda da değinildiği üzere, davacıya tahakkuk ettirilerek hesabına geçiren O/N (Over Night) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu iddiası ile davalı-karşı davacı Bankanın asıl davada istenilen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin bozma ilamı ile taraflar arasındaki sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda banka kayıtları üzerinde inceleme yapılması istenilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak oluşturulan bilirkişi kurullarına inceleme yaptırılmışsa da incelemenin bankanın merkez kayıtları üzerinde gerçekleştirilmeyip dosya üzerinden gerçekleştirildiği, davalı bankanın yasal ticari defter ve kayıtlarının yanında envanter ve nakit akım tablolarının incelenmediği, mali durum ve bünyesinin ayrıntılı analizine dayalı şube sayısı, aktif-pasif durumu, ağırlıklı işlem hacmi gibi hususlar üzerinde durularak gabinin subjektif unsuru olan müzayaka halinin bulunup bulunmadığının saptanmadığı, ülkenin ve davalı bankanın içinde bulunduğu ekonomik durum göz önünde bulundurulmak, aynı ve diğer bankalardaki hesap sahipleriyle davacının koşulları karşılaştırılarak, davalı bankanın müzayaka altında olup olmadığı, tahakkuk ettirilen faizlerle diğer bankalarınki arasında bir nispetsizlik varsa bunun oranı, repo yada mevduat hesabı tercihinin sebebi belirlenmek, davalı bankanın uyuşmazlık konusu dönemlerde uyguladığı faiz oranlarının sonradan Fon'a devredilmeyen bankaların uyguladığı faiz oranlarına göre aşırı olup olmadığının ve aşırı olması halinde bu aşırılığın davalı bankanın anılan dönemlerde bozuk olan mali tablosundan bir başka anlatımla müzayakasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının denetime elverişli, somut verilere, karşılaştırmalı tablolara ve davalı bankanın mali yapısını gösteren merkez defter kayıtlarına, bilançolarına dayalı olarak yapılacak inceleme sonucuna göre belirlenmesi gerekirken salt denetim raporları ve İMKB verilerini incelemeye dayalı bilirkişi raporları esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı-karşı davacı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-k.davalıya iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy