(818 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.07.2005 tarih ve 2003/446-2005/221 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davacı karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında 01.03.2001 tarihinde hesabında bulunan 286.552.000.000 TL anaparanın 19.03.2001 vade ve %279,12 faiz oranlı olarak 319.053.338.940 TL alacağı hususunda anlaştıklarını, ancak davalı bankanın 19.03.2001 tarihinde anılan hesaptan toplam 18.838.885.742 TL'sını fark faiz adı altında geri aldığını, yapılan işlemin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 18.838.885.742 TL'nin 19.03.2001 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili, uygulanan faiz oranının gabin teşkil ettiğini aynı zamanda ahlaka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacıya 18.838.885.742 TL borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve karşı davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce; BK.nun 21. maddesi hükmü uyarınca mahkemece, tahakkuk ettirilen (Over Night) faiz oranlarının öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde daha sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalar dışındaki banka ve aracı kurumların bildirdiği repo, ters repo ve O/N faizlerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndan araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir deyişle, sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik (objektif unsur) olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda (sübjektif unsur), banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku sahalarında uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekçeleriyle bozulmuş, mahkemece, bozma kararına uyularak, yapılan yargılama sonucunda, gecelik O/N faiz oranlarını ilan eden davalı/karşı davacı bankanın müzayaka halinden bahsedilemeyeceği ve repo hesabı müşterisi tarafından gabine uğratıldığını ileri süremeyeceği, davalı bankanın davacının keşide ettiği ihtarname ile 08.04.2001 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü gerekçeleriyle, davanın kabulü ile 18.838.885.742 TL'nın 08.04.2001 tarihinden itibaren artan ve eksilen oranlarda reeskont avans faiziyle davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı/karşı davacı vekili ile katılma yolu ile davacı/karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili, karşı dava ise, davacıya tahakkuk ettirilerek hesabına geçiren O/N (Over Night) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu iddiası ile davalı-karşı davacı Bankanın asıl davada istenilen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin bozma ilamı ile taraflar arasındaki sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda banka kayıtları üzerinde inceleme yapılması istenilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak oluşturulan bilirkişi kurullarına inceleme yaptırılmışsa da incelemenin bankanın merkez kayıtları üzerinde gerçekleştirilmeyip dosya üzerinden gerçekleştirildiği, davalı bankanın yasal ticari defter ve kayıtlarının yanında envanter ve nakit akım tablolarının incelenmediği, mali durum ve bünyesinin ayrıntılı analizine dayalı şube sayısı, aktif-pasif durumu, ağırlıklı işlem hacmi gibi hususlar üzerinde durularak gabinin subjektif unsuru olan müzayaka halinin bulunup bulunmadığının saptanmadığı, ülkenin ve davalı bankanın içinde bulunduğu ekonomik durum göz önünde bulundurulmak, aynı ve diğer bankalardaki hesap sahipleriyle davacının koşulları karşılaştırılarak, davalı bankanın müzayaka altında olup olmadığı, tahakkuk ettirilen faizlerle diğer bankalarınki arasında bir nispetsizlik varsa bunun oranı, repo yada mevduat hesabı tercihinin sebebi belirlenmek, davalı bankanın uyuşmazlık konusu dönemlerde uyguladığı faiz oranlarının sonradan Fon'a devredilmeyen bankaların uyguladığı faiz oranlarına göre aşırı olup olmadığının ve aşırı olması halinde bu aşırılığın davalı bankanın anılan dönemlerde bozuk olan mali tablosundan bir başka anlatımla müzayakasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının denetime elverişli, somut verilere, karşılaştırmalı tablolara ve davalı bankanın mali yapısını gösteren merkez defter kayıtlarına, bilançolarına dayalı olarak yapılacak inceleme sonucuna göre belirlenmesi gerekirken salt denetim raporları ve İMKB verilerini incelemeye dayalı bilirkişi raporları esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı-karşı davacı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı karşı davalıya iadesine, 30.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy