(818 S. K. m. 21) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.07.2005 tarih ve 2003/447 - 2005/222 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmesinin ardından 16.03.2001 tarihinde müvekkilinin hesabından talimatı olmaksızın 8.356.110.147.-TL'nin fark faizi adı altında geri alındığını ileri sürerek bu meblağın hesaptan çekildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı ve birleşen davanın davacısı) banka vekili, davacının ekonomik kriz nedeniyle bankanın müzayaka halinden yararlanarak normalden çok yüksek oranlarda faiz aldığını, gabin teşkil eden ve ahlaka aykırı bulunan fahiş faizin tenkis edildiğini savunarak açılan davanın reddini, karşı ve birleşen davada aynı meblağ için borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemenin davalı-karşı davacı bankaya yönelik davanın kabulüne, bankanın menfi tespit davasının reddine ilişkin kararı Dairemizce, müzayaka halinin bulunup bulunmadığı bakımından banka kayıtları üzerinde yeterli bir inceleme yapılmadığı gibi, tahakkuk ettirilen (Over Night) faiz oranlarının öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalar dışındaki banka ve aracı kurumların bildirdiği repo, ters repo ve O/N faizlerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir deyişle, sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik (objektif unsur) olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda (subjektif unsur), banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku sahalarında uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen 12.05.2005 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemece, davacının bankanın müzayaka halinden yararlanma kastı bulunmadığı gibi, büyük bir teşkilata ve mali güce sahip davalı bankanın davacının hesap açtığı tarihte müzayaka halinde olduğunun ve münferit bir müşterisinin gabinine maruz kaldığı iddiasının BK.nun 21 nci maddesi hükmüyle uyuşmadığı, T.C. Merkez Bankası'nın da bilgisi ve denetimi altında davalı bankanın ilan ederek verdiği gecelik (O/N) faiz oranını kabul ederek davacının davalı banka ile mevduat hesabı sözleşmesi yaptığı, burada ahlaka aykırılıktan söz edilemeyeceği gibi sözleşmeye bağlılık ilkesi çerçevesinde davacının sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesini istemesinin de MK. nun 2 nci maddesine aykırılık oluşturmayacağı, dolayısıyla gabinin objektif ve subjektif koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı (ve birleşen) davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Asıl dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili, karşı dava ise, yukarıda da değinildiği üzere, davacıya tahakkuk ettirilerek hesabına geçiren O/N (Over Night) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu iddiası ile davalı-karşı davacı Bankanın asıl davada istenilen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin bozma ilamı ile taraflar arasındaki sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda banka kayıtları üzerinde inceleme yapılması istenilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak oluşturulan bilirkişi kurullarına inceleme yaptırılmışsa da incelemenin bankanın merkez kayıtları üzerinde gerçekleştirilmeyip dosya üzerinden gerçekleştirildiği, davalı bankanın yasal ticari defter ve kayıtlarının yanında envanter ve nakit akım tablolarının incelenmediği, mali durum ve bünyesinin ayrıntılı analizine dayalı şube sayısı, aktif-pasif durumu, ağırlıklı işlem hacmi gibi hususlar üzerinde durularak gabinin subjektif unsuru olan müzayaka halinin bulunup bulunmadığının saptanmadığı, ülkenin ve davalı bankanın içinde bulunduğu ekonomik durum göz önünde bulundurulmak, aynı ve diğer bankalardaki hesap sahipleriyle davacının koşulları karşılaştırılarak, davalı bankanın müzayaka altında olup olmadığı, tahakkuk ettirilen faizlerle diğer bankalarınki arasında bir nispetsizlik varsa bunun oranı, repo yada mevduat hesabı tercihinin sebebi belirlenmek, davalı bankanın uyuşmazlık konusu dönemlerde uyguladığı faiz oranlarının sonradan Fon'a devredilmeyen bankaların uyguladığı faiz oranlarına göre aşırı olup olmadığının ve aşırı olması halinde bu aşırılığın davalı bankanın anılan dönemlerde bozuk olan mali tablosundan bir başka anlatımla müzayakasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının denetime elverişli, somut verilere, karşılaştırmalı tablolara ve davalı bankanın mali yapısını gösteren merkez defter kayıtlarına, bilançolarına dayalı olarak yapılacak inceleme sonucuna göre belirlenmesi gerekirken salt denetim raporları ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası verilerini incelemeye dayalı bilirkişi raporları esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı-karşı davacı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ve karşı davalıya iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy