(6762 S. K. m. 309, 320, 341) (818 S. K. m. 528) (4389 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.03.2005 tarih ve 2004/792 - 2005/127 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, banka eski yöneticileri olan davalıların usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankayı zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 3.682.596.000.000.-TL. nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, işbölümü itirazında bulunarak dosyanın Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davanın açıldığı Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi iş bölümü itirazını kabul ederek, Ticaret Mahkemesine gönderme kararı vermiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Dosyanın geldiği Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 4389 sayılı Kanun'un 14/5-d maddesi uyarınca mahkemenin görevsizliğine karar vererek, dosyayı 1 veya 2 numaralı Asliye Ticaret Mahkemesine göndermiş, bu karar da temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Dosyanın son olarak geldiği Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, 4389 sayılı Kanun'un 14/5-d maddesinin uygulama yerinin tarafı banka olan ve Bankalar Kanunu'nun uygulanmasından doğan hukuki uyuşmazlıklar olduğu, bunların çözüm yerinin Ankara 1 ve 2 numaralı Ticaret Mahkemeleri olduğu, bu yasal düzenlemenin her türlü hukuki uyuşmazlığı kapsamadığı, somut uyuşmazlığın hukuksal dayanağının TTK. nun 309 ve 341 nci maddeler olduğu gerekçesiyle, davanın açıldığı mahkemede görülmesi gerektiğinden mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın merci tayini için Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı banka denetçileri, bankanın eski yöneticileri olan davalıların usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankayı zarara uğrattıklarından bahisle zarar miktarının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davanın ilk olarak açıldığı Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi, işbölümü itirazını kabul ederek dosyayı Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne göndermiş, anılan mahkemece de olaya 4389 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağından bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemenin de isabetli olarak belirlediği şekilde uyuşmazlık 4389 sayılı Kanun'un uygulanmasında değil banka eski yöneticilerinin usulsüz kredi kullandırmaları nedeniyle uğranılan zararın tahsili amacıyla TTK. nun 320, 341 ve BK.nun 528 nci maddelerine dayalı olarak banka denetçileri tarafından açılmış bir sorumluluk davası olması nedeniyle, Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik kararı yerinde olmayıp, mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, HUMK. nun 25 nci maddesi uyarınca, bir mahkemenin verdiği görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ise, bu görevsizlik kararı dosya kendisine gönderilen mahkemeyi bağlamayıp, o mahkemede görevsizlik kararı verebilir. Bu ikinci görevsizlik kararı da temyiz edilmeksizin kesinleştiği taktirde görevli mahkeme, merci tayini yolu ile Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından belirlenecektir. Dolayısıyla mahkemenin ikinci görevsizlik kararını verdiği esnada kararın temyiz edilip edilmeyeceği bilinemeyeceğinden dosyanın karar kesinleştiğinde Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesi şeklinde karar alınması doğru olmamıştır. Zira son görevsizlik kararının temyiz edilmesi ile Yargıtay'ca verilecek onama kararı gönderilen mahkemeyi bağlayacağından hükümdeki bu ibarenin uygulanma imkanı da ortadan kalkacaktır.
Bunun yanında mahkemece hükümde davanın açıldığı mahkemede görülmesi gerektiğinden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ise de bu ifadeden anlaşılması gereken, dosyayı iş bölümü ile gönderen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu şüphesizdir.
Mahkemece yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7 nci maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 1 inci bendinin 5 inci satırındaki davanın açıldığı mahkemede görülmesi gerektiğinden ibaresinin çıkarılarak 1 inci bendin sonuna dosyanın görevli ve yetkili Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 3 üncü bendinin hükümden çıkarılmasına, kararın HUMK. nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy