(4389 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.06.2005 tarih ve 2003/216 - 2005/213 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde açılmış bulunan hesabındaki 26.976.663.319.-TL.nın Demirbank Zeytinburnu Şubesine EFT yolu ile transferinin istenmesine rağmen davalı bankanın bu istemi yerine getirmediği gibi hesap bakiyesinin ödenmesi yönündeki istemlerinden de bir sonuç alamadıklarını, davalı bankanın 4389 sayılı Yasa'nın 10/3 üncü maddesine aykırı olarak müvekkilin parası üzerindeki mülkiyet haklarını hukuka aykırı bir şekilde engellediğini ileri sürerek anılan miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin müflis borçlu Tunç Tekstil San. ve Tic.A.Ş.nin devamı olup, borçlardan kurtulmak için muvazaalı bir biçimde kurulduğunu, her iki şirketin merkezinin ve ortaklarının aynı olduğunu, bu nedenle davaya konu bedelin iade edilmediğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise davacının teminat mektubu komisyon bedelini ödemediğini ileri sürerek yapılan ıslah sonucu icra takibine konu 5.990.163.684.-TL.nın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı şirketin borçlu şirketten farklı bir tüzel kişilik olduğu, davalı bankanın davacının mevduat hesabında bulunan miktarı dava dışı şirketin kredi borçlarına mahsup etme yetkisinin bulunmadığı, davacının bu konuda herhangi bir talimatı da olmayıp, dava dışı borçlu şirketin müşterek borçlusu ya da kefili de bulunmadığı, bu nedenle davalı bankanın yaptığı mahsup işleminin hukuki dayanağının olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davaya konu miktarın davacı-karşı davalı tarafından icra dosyasına ödendiği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin asıl davada verilen hükme yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle asıl davaya ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; karşı dava, davalı banka tarafından genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak davacı şirket lehine verilen teminat mektubu komisyonlarının tahsili istemine ilişkindir. Davalı banka tarafından davacı şirket ve diğer borçlular aleyhine 30.11.2004 tarihinde başlatılan icra takibinde komisyon alacağı ve fer'ileri toplamı olarak 5.990.163.684.-TL.nın tahsili istenmiş, takibe borçlular tarafından itirazda bulunulmuştur. Davacı-karşı davalı şirket takip dosyasına borçlarının bulunmadığını, ancak bankanın itirazlarına rağmen ihtiyati haciz kararı aldırması nedeniyle malların haczinin önlenmesi amacıyla, alacaklı tarafa ödenmemek ve takibe konu borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla takibe konu miktarın ödendiğini bildirmiştir. Buna göre alınan ihtiyati haciz kararının uygulanmasının önlenmesi amacıyla davacı şirket tarafından dosya borcunun tamamı itirazları saklı kalmak kaydıyla yatırıldığından alacaklı banka tarafından bu paranın çekilmesi mümkün değildir. Bu durumda alacaklı bankanın borcu ilama bağlatmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
O halde mahkemece, karşı davadaki istem yönünden taraf delilleri toplanıp, bilirkişiden rapor alınmak suretiyle karşı davacının karşı davalı şirketten komisyon alacağı olup olmadığının ve miktarının belirlenmesi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hüküm altına alınması gerekirken, karşı davaya konu miktarın icra dosyasına ödendiğinden bahisle ödemenin niteliği dikkate alınmadan karşı davanın bu nedenle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karşı davada verilen kararın karşı davacı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle asıl davada verilen hükmün ONANMASINA; 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile karşı davada verilen kararın davalı-karşı davacı banka yararına BOZULMASINA; ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy