(1086 S. K. m. 57, 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.06.2005 tarih ve 2005/225-407 sayılı kararın Yargıtay incelenmesi duruşmalı olarak asli müdahil vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.04.2007 gününde asli müdahil avukatı Derya Ü. gelip, davacı ve davalı şirket vekili tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin biri müvekkili olmak üzere iki ortağının bulunduğunu, diğer ortağın sahibi olduğu Maden Arama Ruhsatını Devir Sözleşmesi ile davalı şirkete verdiğini müvekkilinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Müdürlüğü'nden birçok masraf yaparak 10 yıl süre ile madenin işletme ruhsatını aldığını, diğer ortağın noter kanalıyla devretmiş olmasına rağmen gereklerini yerine getirmediğini, maden işletme ruhsatının tescili işin gerekli yasal girişimlerde bulunulacağından şirkete kayyum tayini ile maden işletme ruhsatının 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin ortağı davacı ile müvekkilinin birlikte davalı şirketi kurduklarını, müvekkilinin Maden Arama ruhsatı aldığını, noter kanalıyla maden işletme haklarının davalı şirkete devrine ilişkin sözleşmesinin geçerli olmadığını savunarak, davanın reddine davaya asli müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin organsız kaldığı iddia ve ispat edilemediği, kayyum tayini için gereken yasal şartların oluşmadığı, devir işleminin usulüne uygun olmadığı, tescil işleminin yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2004/2456 E, 2004/11735 K sayılı ilamıyla davacı yararına bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, şirketi temsile yetkili iki kişi arasında bir dava mevcut olduğundan, şirketin bir ortağının diğeri aleyhine sonuç doğuracak biçimde şirket adına dava açabilmesi ve takip edip sonuçlandırabilmesi için davalı şirkete kayyum tayinine ve ücret takdirine karar verilmiştir.
Karar, Ali Haydar C. vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak 30.06.2005 tarihinde verilen karar sadece davalı yanında davaya feri müdahil olarak katılan Ali Haydar C. vekili tarafından temyiz edilmiştir. HUMK. nun 57. maddesinde belirtildiği üzere feri müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket eder, yani onun yardımcısıdır. Hüküm lehine müdahale edilen taraf hakkında verildiğinden, bu hükme karşı temyiz yoluna başvurma yetkisi de doğal olarak somut olayda aleyhine hüküm kurulan davalı tarafa aittir. Lehine müdahale edilen davalı Efece Madencilik İnş. Nakliye San. ve Dış Tic.Ltd.Şti hükmü temyiz etmediğinden, hakkında hüküm kurulmayan fer'i müdahilin tek başına kararı temyiz etme yetkisi bulunmamakla, Ali Haydar C. vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle fer'i müdahil vekillinin temyiz isteminin reddine, müdahilin temyize kabil olmadığından duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.90.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy