(554 S. KHK. m. 1, 17, 43, 48, 61) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.07.2005 tarih ve 2004/857-2005/229 sayılı kararın Yargıtay incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.04.2007 gününde davacı-k.davalı Tümray Plastik Ltd.Şti. avukatı Mesut Adan ile davalı-k.davacı Erol Teknik Banyo Aksesuarları San. ve Tic.Ltd.Şti. avukatı Umut Ekşi gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin 2001/01005 sayı ile perde raylı profil tasarımın tescilli olduğunu, davalının ise 23.10.1998 tarihli 5415 sayı ile adına tescilli kartonpiyer panolu perde rayı tasarımına dayanarak müvekkilinin anılan tasarımı taklit ettiğinden bahisle şikayette bulunarak işyerinde arama yaptırdığını, oysa her iki tasarımın da farklı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin tasarımının davalı şirket adına tescilli Perde Rayı tasarımından doğan haklarına tecavüz etmediğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının tasarımının müvekkiline ait tasarımın taklidi ve ortak yönler açısından aynı olduğunu savunarak, asıl davanın reddi ile karşı davası ile de, davacının tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, 554 sayılı KHK.'nin 61/2. maddesine göre davadan önce 65/2. maddesinde belirtildiği şekilde tasarım hakkı sahibinin görüşlerinin bildirilmesi için noter aracılığı ile talep edilmesinin dava şartı niteliğinde olduğu, davacının bu şekilde bir ihtar keşide etmediği, davalının Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunması nedeniyle kendisinden görüş bildirmesi istenmesine gerek olmadığı yolundaki davacı savının, yorum yoluyla yasada öngörülen dava şartının varlığına delalet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle asıl davanın dava şartı yokluğundan reddine, karşı davanın HUMK. nun 409. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, 554 sayılı KHK. nin 61. maddesine dayalı olarak TPE. nezdinde 2001/01005 sayı ile tescilli olan tasarımının, davalı adına tescilli olan 005415 sayılı tasarıma tecavüz etmediğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
554 sayılı KHK.nin 1. maddesine göre, bu KHK. ile sağlanan korumadan tescilli tasarımlar yararlanacak olup, tescilsiz tasarımlar ise genel hükümlere tabi olacaktır. Aynı KHK.'nin 17. maddesinde de, tescilli tasarımların kullanılması hak ve yetkilerinin münhasıran tasarım hakkı sahibine ait olduğu hükme bağlanmıştır.
554 sayılı KHK.nun düzenlenmesi itibarıyla, tescilli bir tasarım hakkı sona ermediği veya KHK'nin 43. maddesinde sayılan nedenlerle hükümsüz kılınmadığı sürece tasarım hakkı sahibi bu KHK.nun tescilli tasarımlara sağladığı inhisari hak korumasından yararlanacak ve bir tecavüzün varlığı halinde KHK.nin 48 v.d. maddeleri uyarınca tecavüz edene karşı hukuk ve ceza davası açabilecektir.
Anılan KHK.nin 61. maddesinde düzenlenen menfi tespit davasını, tescilli tasarım hakkı sahibine karşı, fiillerinin bu tasarımdan doğan haklara tecavüz etmediğine karar verilmesinde menfaati olan kişiler açabilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının kendi adına tescilli bir tasarım belgesi mevcut olup, bu tasarımı aleyhine açılmış bir dava ve kesinleşmiş bir hükümsüzlük kararı da bulunmadığına göre, geçerli bir tasarım belgesine sahip olunduğu sürece davacı 554 sayılı KHK'nun kendisine sağladığı inhisari hak ve yetkilere sahip olduğundan, tasarımının davalıya ait tasarıma tecavüz ettiğinden söz edilemez.
Mahkemece, davanın hukuki yarar yokluğundan dolayı reddedilmesi gerekir iken, uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmayan 554 sayılı KHK.nun 61. maddesindeki dava açma koşullarının yerine getirilmediğinden bahisle reddine karar verilmesi isabetli değil ise de, sonucu bakımından doğru olan kararın HUMK.nun 438/son maddesi gereğince değişik gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA; takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı Erol Teknik Banyo Aksesuarları San.ve Tic.Ltd.Şti.'ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.90.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy