(1086 S. K. m. 91, 433)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.07.2005 tarih ve 2004/619-2005/452 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, yetkisi olmayan kişilerden oluşturulan divan heyeti ve bu heyetin nezaretinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yasanın emredici hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, 31.05.2004 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının iptalini, elde edilen kazanımların faiziyle iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 31.05.2004 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan gündemin 1, 4 ve 5. maddelerinin iptaline, diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiş ise de daha sonra mahkemeye verdikleri dilekçe ile davadan ve temyizden feragat etmiştir.
Mahkemece, davacının talebinin kabulü ile temyiz defterinin kapatılmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, davanın feragat nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
Mahkemece, temyiz talebinin süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme kararı davacı yanca temyiz edilmiş ve davalı vekili HUMK. nun 433. maddesine dayanarak temyize cevap ile birlikte katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesini 26.09.2005 tarihinde tebliğ etmiş olup, HUMK. nun 433. maddesinde öngörülen 10 günlük süre içinde 06.10.2005 tarihinde temyiz isteminde bulunduğundan, temyiz isteminin süresinde kabulü gerekirken mahkemece, süresi içinde yapılmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, mahkemece verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de aynı vekil tarafından verilen 29.09.2005 tarihli dilekçe ile davalı aleyhine açılan genel kurul kararının iptali davasından vazgeçilmiş olduğu belirtilmekle, davacı tarafın davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır. Hüküm kurulduktan sonra ancak henüz kesinlik kazanmadan davadan feragat edildiğinden ve bu feragatın değerlendirilmesinin mahkemece yapılması gerektiğinden kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy