(1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 438) (554 S. KHK m. 1, 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.10.2005 tarih ve 2005/300-2005/466 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Akerler Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinde davalılardan Akel firmasına ait AKEL marka eşarpların satıldığını, bu satışın diğer davalı Aker firmasının kendi markasına tecavüz teşkil ettiği iddiası ile muaraza çıkarıldığını ileri sürerek, muarazanın giderilmesini, tecavüz oluşmadığının tespitini ve 500,00 YTL tazminatın davalı Akel firmasından tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Aker şirketi vekili, müvekkilinin ikametgahının İstanbul olduğunu belirtmiş ve İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu savunarak, yetki itirazında bulunmuştur.
Diğer davalı vekili, müvekkiline ait AKEL marka eşarpların diğer davalının ürünlerinin taklidi olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, dosya içeriğine göre, davalı Akel şirketine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle bu davalı hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı Aker şirketinin ikametgahının İstanbul olduğu ve süresinde yetki itirazında bulunduğu gerekçesiyle, adı geçen davalı hakkında açılan davanın yetki yönünden reddine, dosyanın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Aker şirketi vekili temyiz etmiştir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan, halen yürürlükte olan 24.3.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir yada iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiş, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.
Buna göre, dava, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış olup, mahkemece, delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereğinin yerine getirilmesinden önce, yetkisizlik kararı verilmiştir. Verilen kararda, kendisini vekille temsil ettiren mümeyyiz davalı bakımından, hüküm tarihindeki tarifenin genel hükümlerinden 7/1. maddesi hükmü dikkate alınarak, İkinci Kısım, İkinci Bölüm 9. maddesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tarifenin İkinci Kısım, İkinci Bölüm 7. maddesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKMÜN) yedinci paragrafındaki AAÜT 7/son maddesi gereğince takdiren 350,00 YTL maktu vekalet ücretinin ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine AAÜT 7/1. maddesi uyarınca İkinci Kısım, İkinci Bölüm 9. maddesine göre 550,00 YTL maktu vekalet ücretinin ibaresinin konulmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy