(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 779, 780)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.06.2005 tarih ve 2002/540-2005/509 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin 10.000 adet bastırdığı broşürü Viyana'da bulunan diğer müvekkiline göndermek üzere davalıya teslim ettiğini, broşürlerin Noel tatilinden önce teslim edilmesi gerekirken 11.12.2001 tarihinde teslim edildiğini, kuaför olan müvekkilinin ciro kaybına uğradığını ileri sürerek, şimdilik müvekkili şirket için 5.130.049.000. TL'sinin tahsilini, diğer müvekkili için 9213. Euro'nun tahsilini, aleyhine başlatılan icra takibinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket ile sözleşme akdettiklerinden diğer davacının taraf sıfatı bulunmadığını, ekonomik gönderi türünün tercih edildiğini, teslim süresinin makul olduğunu, zararın taşımadan kaynaklandığının kanıtlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada davalı şirketin taşıma sözleşmesinde belirlenen ödeme periyoduna uyulmadığından vade farkı faturasının tebliğ edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davalının süresi içinde gönderiyi yerine ulaştırdığı, taşıma sözleşmesi gereği iki fatura bedelinin ödenmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile itirazın 2.092,89. YTL üzerinden iptali ile takibin devamına, %40 inkar tazminatı olan 837,16. YTL'nin davacı-birleşen davalı şirketten alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, uluslararası taşımadan kaynaklanan geç teslim nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere TTK. nun 779. maddesinde taşıma süresi, sözleşme ile taraflarca tayin edilebileceği gibi, sözleşmede bu yolda hüküm bulunmayan hallerde sürenin ticari teamüle göre tespit edilmesi gerektiği, böyle bir teamülün bulunmadığı durumlarda ise, halin icabına göre, uygun görülen bir süre içinde taşımanın yapılması gerektiğini hükme bağlayarak taşıma süresini taşıyıcının keyfi davranışına bırakmamış ve taşıma işinin ticari hayatın gerektirdiği sürat ve uygun bir süre içinde yapılmasını öngörmüş bulunmaktadır. Bu maddeyi izleyen 780/1. maddesinde ise, anılan maddeye yollama yapılarak gecikme halinde taşıma ücretinin oranlama yolu ile indirileceği hükme bağlandıktan sonra, sözleşme ile saptanan sürenin iki mislini aşan bir gecikme halinde ise, taşıma ücretinin tamamının düşülmesi gerektiği gibi, ayrıca bu yüzden doğan zarardan da taşıyıcının sorumlu tutulması gerektiği benimsenmiştir.
Somut olayda, davacılar, Türkiye'den Avusturya'ya gönderilmek üzere davalıya 29.11.2001 tarihinde teslim edilen paketlerin kararlaştırılan süreden sonra 11.12.2001 tarihinde yerine ulaştırılması nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek zararın tazminini istemiş, davalı makul sürede taşımanın gerçekleştirildiğini savunmuş, birleşen davada taşıma ücretinin tahsilini istemiştir. Taşımanın hangi yolla yapıldığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Taraflar arasında imzalanan taşıma şartlarının tanım başlığı altında taşıyıcının yaptığı taşıma işi bir mal veya dokümanın makul sürelerde... adresten adrese taşınması olarak tanımlanmıştır. Davacının, paketleri taşıyıcıya teslim belgesinde ekonomik gönderinin tercih edildiği, uyuşmazlıklarda Varşova Konvansiyonu, CMR ve Cenova Konvansiyonu'nun uygulanacağı kararlaştırılmıştır.
O halde mahkemece, taşımanın hangi yolla yapıldığının tespiti ile tabi olduğu yasa, uluslararası anlaşma ve sözleşme şartları belirlenip birlikte değerlendirilerek makul sürenin ne olduğu, dava konusu taşımanın makul süre içinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin aralarında taşıma işlerinden anlayan uzman bilirkişilerin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy