(6762 S. K. m. 785) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.03.2005 tarih ve 2003/7-2005/226 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, Ukrayna'da yapılacak fuara katılmak üzere eşyanın taşınması için davalı ile anlaştıklarını, ancak taşımanın 5 günde yapılması gerekirken 12 günde tamamlandığını, 18.03.2002 tarihinde fuara ulaşılması gerekirken 21.03.2002 tarihinde ulaşıldığını, bu gecikme nedeniyle müvekkilin fuara katılamadığını, bu suretle zarara uğradığını ileri sürerek, 740 USD iki görevlinin uçak bileti, 850 USD iki kişinin konaklama ücreti, 4.699 USD fuar stand kirası ve ıslah ile artırılan 15.000. USD mahrum kalınan kar olmak üzere toplam 21.291 USD zararın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, birleşen davanın dava dilekçesinde ise, aynı taşıma nedeniyle ödenmeyen navlun ve hizmet bedelinin tahsili için başlatılan takibe davacının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı karşı davalı vekili, karşılık davada navlun bedelinin tahsiline yönelik birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, gecikme nedeniyle navlun bedeli istenemeyeceği gerekçesiyle birleşen davanın reddine; ancak bu nedenle davacının zarara uğradığı gerekçesiyle de asıl davanın kısmen kabulüne, iki uçak bileti bedeli 740 USD.nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline, diğer istemlerin ise ticari defterler ile ispat edilemediği gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı karşı davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taşıtan tarafından, taşımanın geç yapılması nedeniyle, fuara katılamadıkları gerekçesiyle uğranılan kar kaybı adı altında müspet zarar istenilmiş olup, bu durumda, fuar stand kirası, görevlilerin yolculuk ve konaklama giderleri gibi diğer istemler esasen kar elde edilebilmesi için yapılması gerekli olmakla ayrıca istenmesi mümkün değildir. Bir başka deyişle davacı bir kar elde edecekse, belirttiği harcamaları yaptıktan sonra bu karı elde edebilecektir. Buna göre, hem yapılan masraflar ve hem de kar kaybı ayrı ayrı istenemez. Bunun aksinin kabulü halinde davacının fazladan kazanç elde etmesi söz konusu olur. Diğer yandan, taşımanın zamanında yapılamaması nedeniyle fuara katılamayan davacının, bir zarara uğradığının kabulü de gereklidir.
Bu açıklamalara göre somut olaya dönüldüğünde, mahkemece, masraf yapmadan kar kaybı istemi bakımından, ticari defterlerde kayıtlı olmadığı gerekçesiyle talep reddedilmiş ise de; esasen bu gerekçe işin mahiyeti itibarıyla doğru değildir. Zira, bu istem ileride elde edilebilecek kazançlara ilişkin olup, henüz elde edilmeyen bu kazançların ticari defterlere kaydedilmesi ve bu suretle ispat edilebilmesi mümkün değildir. Bu muhtemel zararın hesaplanması, önceki dönemlere ilişkin kazançlar ile benzer nitelikte bir fuara katılım ile elde edebilecek kazanç durumu esas alınarak belirlenebilecektir.
Bu durumda, mahkemece, kabul edilen ve aleyhe temyiz olunmayan 740.YTL. iki uçak bileti bedelinin usulen kazanılmış hak olduğu gözetilerek, konusunda uzman yeni bir bilirkişi yada bilirkişi heyetinden, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda müspet zararın belirlenmesi amacıyla rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı karşı davalı yararına BOZULMASINA; ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy