(6762 S. K. m. 1066, 1139, 1143)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 20.09.2005 tarih ve 2005/294 - 2005/192 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada müvekkili tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile teminat altına alınan sabun emtiasının davalı tarafından yapılan taşıması sonrasında eksik ve hasarlı olarak alıcıya teslim edildiğini, zarar miktarının sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 1.883.000.000.-TL ile 389.486.000.-TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK.nun 1066 ncı maddesine uygun ihbar yapılmamış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sigortalısının satıcı olduğu, ziya anında sigorta edilebilir menfaatin CİF satış nedeniyle alıcı üzerinde olduğu, tazminatın sigorta ettirilebilir menfaatini kaybetmiş olan satıcıya ödenmiş olduğu, tazminatın davacı tarafından yasa ve poliçe şartlarına göre ödenmediği, bu nedenle rücu hakkının bulunmadığı, davacı eksiklik iddiasında da bulunuyor ise de, konişmento da istifleme, yükleme ve sayımın gönderene ait olduğuna ilişkin şerh bulunduğu, kolilerin çalınmış olduğu kanıtlanmadıkça taşıyanın noksan kolilerden sorumlu olmayacağı, TTK.nun 1066 ncı maddesine uygun ihbarın da bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
TTK.nun 1139 vd. maddelerde düzenlenen CIF satış sözleşmesinde, malları nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek hasarlar için emtiayı alıcı adına sigorta ettirip, ücreti ödedikten sonra, aynı Yasa'nın 1143 üncü maddesi uyarınca satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, bu malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşımada oluşacak hasarlardan dolayı sigortacının satıcıya ödeme yapmasının geçerli olmadığı ve bu nedenle sigortacının halefiyet hakkının gerçekleşmeyeceğinin, ilke olarak kabulü doğru ise de, davacı sigorta şirketi sigortalısı olan dava dışı satıcının hasarlı kısma ilişkin mal bedelini almadığını savunduğuna göre böyle bir savunmanın yerindeliği halinde sigortalıya halefen davacının bu davayı açması mümkün olup, davacının bu iddiası üzerinde durularak aktif husumetin değerlendirilmesi gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak davacının aktif husumetinin olmadığı gerekçe yapılmış ise de, olayda taşımaya konu mallar varma yerinde teslim edilmiş ve dosyaya malların hasarlı ve eksik olduğuna dair belirlemeyi içeren yetkili mercilerce tutulan tutanak ibraz edilmediği gibi, TTK.nun 1066 ncı maddesinde öngörülen ihbarın yapıldığı da kanıtlanamamıştır. Bu suretle davalı lehine oluşan karinenin aksi ispatlanamamış bulunmasına göre davanın salt bu gerekçe ile reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde her iki gerekçesinin de kabulü doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeler ile onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın açıklanan gerekçeler ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy