(2918 S. K. m. 109)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Düzce Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.06.2005 tarih ve 2005/605-2005/919 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin murisi olan Metin D.'in davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada yaşamını yitirdiğini, bu nedenle davalı aleyhine Düzce Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili ve eşi için tazminat davası açıldığını, alınan bilirkişi raporunda müvekkili zararının 1.892.519.875.-TL olduğu tespit edildiğini, müvekkili lehine anılan dosyada 250.000.000.-TL'nın tahsiline karar verildiğini, bilahare Düzce Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nde müvekkili ve eşinin bakiye alacakları için dava açıldığını, eşinin bakiye alacağı konusunda karar verilmesine rağmen müvekkiline ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ileri sürerek, 1.642.519.875.-TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi iflas idaresi memuru, 2918 sayılı KTK. nun 109 uncu maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartlarının 17 nci maddesince, motorlu araç kazlarından doğan zararların tazminine ilişkin taleplerin 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu savunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, tazminat istemine konu olan kazanın 15.12.2000 tarihinde meydana geldiği, bakiye alacak taleplerinin toplam alacak taleplerinin tabi olduğu zamanaşımına tabi olduğu, sigortalının 2918 sayılı yasanın 109 uncu maddesi gereğince iki yılık zamanaşımına tabi bulunduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davalının oğlu olan Metin D.'e çarparak ölümüne neden olmasından kaynaklanan destek tazminatı istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davanın zamanaşımı süresi içerinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Oysa, ölümlü kaza 15.12.2000 tarihinde meydana gelmiş, işbu dava ise 16.04.2005 tarihinde açılmış olup, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ortak hükümler başlığı altında yer alan, 109/1. maddesinde, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, 109/2. maddesinde ise, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağına dair hükmü ve davalı sigorta şirketi hakkında dahi uzatılmış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasının gerekmesi karşısında, mahkemece uyuşmazlığın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklandığı gözardı edilerek, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy