(6762 S. K. m. 360, 381)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.03.2005 tarih ve 2001/698-2005/163 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.04.2007 gününde davacılar avukatı Kenan Aşık gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden Hasan ve Ferhat Aydın'ın davalı şirketin 24.03.2001 tarihli olağan genel kurul toplantısına katılımlarının vekaletnamelerin geçersizliğinden bahisle engellendiğini, diğer davacıların temsilcilerinin yapmış olduğu şirketi toplantıya çağıran yönetim kurulunun yetkisiz olduğuna ve genel kurulun yapılamayacağına dair itirazlarından hiç söz edilmeksizin toplantı tutanağının düzenlendiğini, Toplantı Tutanağının 4. maddesinde bir kısım davacılar temsilcisi sıfatı ile Mehmet Ayhan'ın şirket bilançosuna ve denetleme raporuna itiraz ve muhalefet ettiğinin belirtilip, bilahare bilanço ve gelir tablolarının oy birliğiyle tasdik edildiğinden söz edildiğini, yine yönetim ve denetim kurulu üyelerinin oy birliği ile ibra edildiği tutanakta yazılı olmasına rağmen, müvekkillerinin bu konudaki şiddetli itirazlarından da bahsedilmediğini, hisse sahipliği sıfatı müvekkillerinden Hasan Aydın'a paylarını devretmiş olmaları nedeniyle sona ermiş olması gereken Ali Yeğin ve Hamdi Balcı isimli şahısların hissedar sıfatı ile genel kurula katılıp, oy kullandıklarını, esasen şirketi genel kurula çağıran yönetimin yetkisinin baştan yoklukla malul olduğunu ileri sürerek, davaya konu genel kurulun ve alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılardan Hasan Aydın ve Ferhat Aydın'a ait yetki belgelerinin Bakanlık Komiserleri yönetmeliğine aykırı görüldüğünden bakanlık komiserince kabul edilmediğini, bir kısım davacılar vekili Mehmet Ayhan'ın 4. maddenin görüşülmesi esnasında şirket bilançosuna ve denetleme raporuna itiraz ettikten sonra oylamaya geçilmeden toplantıya terk etmesi nedeniyle kararların oy birliğiyle alınmasında bir çelişki bulunmadığı, şirket pay defterindeki kayıtlar esas alınarak düzenlenen hazirun cetvellerinin yasaya uygun olduğunu, davacıların tüm iddialarının dayanağı bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, genel kurul toplantısına katılamayanların iptal taleplerinin genel kurula katılanların sayısı ve alınan kararlara iştirak oranlarına göre ve Hükümet Komiserleri Yönetmeliğinin 23. maddesi ve TTK. nun 360/3. maddesi ışığında iptal sebebi yapılamayacağı, Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2000/128 E. Sayılı davasının bekletici sorun olması talebinin genel kurul kararlarının iptal sebebini doğurmayacağından sonucunun beklenilmesinin gerekmediği, bir kısım davacıların genel kurul tutanağının tanzimi sırasında red oyu vermelerine rağmen genel kurul kararının oy birliğiyle alındığının yazıldığı yönündeki itirazın ise hazır bulunan hükümet komiserine bildirim yapılmamış olması, muhalefet şerhlerinin bildirilmemiş ve tutanağa da itibar edilemeyeceği, Hamdi Balcı ve Ali Yeğin'in ortak olmadıkları halde genel kurul toplantısına katıldıkları iddiasının ise pay defterindeki kayıtlara göre iptal sebebi olamayacağı, alınan kararların Yasa'ya, anasözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı şirketin 24.03.2001 tarihli olağan genel kurul toplantısının ve alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, diğer bir kısım iddialarının yanında anılan genel kurul toplantısına çağrının yetkisiz kişi veya kişiler tarafından yapıldığını iddia ederek, alınan kararların iptalini istemişler, bu iddialarını ise davalı şirketin yönetiminin Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1998/266 E sayılı dosyasıyla kayyıma tevdi edildiği, anılan kararın Yargıtay'ca bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak davanın reddedildiği, ancak, bu arada kayyım heyetinin şirketi genel kurul toplantısına çağırarak iptali talep edilen genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu üyelerinin seçildiğini, yetkisiz kişilerce yapılan çağrı üzerine toplanan genel kurul kararlarının iptali gerektiği şeklinde somutlaştırmıştır.
Bu durumda mahkemece, öncelikle Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesinin anılan dosyası getirtilerek davacılar vekilinin iddiasında yer aldığı gibi, şirketin kayyıma tevdii edildiği süreçte kayyım heyeti tarafından genel kurulun toplantıya çağrılıp, çağrılmadığının ve bilahare anılan kayyım heyeti tayini davasının retle sonuçlanıp, sonuçlanmadığının belirlenmesi, bu hususların sabit olması halinde yetkisiz kayyım heyeti tarafından yapılan çağrı ile toplanan genel kurul toplantısının hükümsüzlüğünün tespiti veya iptali yönünde bir dava açılıp açılmadığının veya bu yönde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunup, bulunmadığının araştırılması, böyle bir kararın varlığı halinde yetkisiz yönetim kurulunca yapılan çağrı üzerine toplanan genel kurulda alınan kararların salt bu çağrıdaki ağır usulsüzlük nedeniyle yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi, eğer böyle bir dava açılmamışsa ancak, bu durumda çağrının usulüne uygun olduğu kabul edilerek TTK. nun 381. maddesindeki dava açma koşullarının değerlendirilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy