(6762 S. K. m. 350) (1163 S. K. m. 98)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.11.2004 tarih ve 2004/505-2004/678 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının 14.3.2004 tarihli genel kurul toplantısında denetçi olarak seçildiğini, daha sonra kooperatif hesaplarında yapılan incelemede davalının kooperatife faiz ile borç para verdiğinin tespit edildiğini, bu durumun denetçilerin kooperatif ile kendilerini ilgilendiren şahsi işler yapamayacağına dair ana sözleşmenin 55. maddesine aykırı olduğunu, ana sözleşmenin 56. maddesi gereğince davalının denetçilik görevinin kendiliğinden sona erdiğini ancak görevden çekilmesi gerekirken ısrarla göreve devam ettiğini ileri sürerek davalının denetçilik görevinin kendiliğinden sona erdiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kooperatifin borçlarının ödenmesi, itibar kaybetmemesi için borç verdiğini, kooperatife borç veren başka yöneticiler de olduğu halde onlar hakkında hiçbir işlem yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacı kooperatif davalı denetçinin görevinin kendiliğinden sona erdiğinin tespitini istemişse de, davanın genel kurul kararının iptali davası olarak değerlendirilmesi gerektiği, çünkü davacının ileri sürdüğü hususun davalının denetçilik görevine seçilmesinden önce gerçekleştiği, davalının denetçi seçilmesi olanağı olup olmadığı tartışılırken aynı zamanda genel kurul kararının geçerli olup olmadığının da tartışılması gerektiği, yasaya ve ana sözleşmeye aykırılık niteliğinde olan iddia karşısında genel kurulda alınan karara muhalif kalmaya gerek olmadığı, ancak genel kurul kararının iptali davasının ortaklar, yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler tarafından açılabileceği gerekçesiyle kooperatifin açtığı davanın öncelikle bu yönüyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı kooperatif, davalı denetçinin kooperatife faizle borç para verdiğinin anlaşılması nedeniyle ana sözleşmenin 55. maddesine aykırı hareket ettiğini ve 56. madde gereğince denetçilik görevinin kendiliğinden sona erdiğini ileri sürerek bu hususun tespiti için dava açmıştır. Ana sözleşmenin 55. maddesinde ortaklık işlemleri dışında denetçilerin kendi şahıslarını ilgilendiren hususlarda kooperatifle iş yapamayacağı, 56. maddesinde ise kanun ve ana sözleşmede belirtilen şartları taşımadıkları veya sonradan kaybettikleri anlaşılan denetim kurulu üyelerinin üyeliklerinin kendiliğinden sona ereceği, üyeliğin herhangi bir nedenle boşalması halinde yerlerine en çok oy alan yedeklerin geçeceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla TTK. nun 350. maddesinde de denetçilerin, umumi heyet tarafından her zaman azledilip yerlerine başka kimselerin tayin edilebileceği, azilden dolayı denetçinin tazminat isteyemeyeceği belirtilmiştir.
Anılan hükümler uyarınca davalının denetçilik görevi zaten kendiliğinden düştüğünden, ayrıca genel kurulda bu konuda karar alınabileceğinden ve aksini iddia eden davalının görevinin devam ettiğinin tespiti hususunda dava açmakta muhtariyeti bulunduğundan, kooperatifin bu hususa ilişkin olarak tespit davası açmakta hukuki menfaati yoktur. Davanın reddine ilişkin karar bu nedenle sonucu itibarıyla doğru olduğundan hükmün yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy