(6762 S. K. m. 34, 36) (1086 S. K. m. 438) (Ticaret Sicili Tüzüğü m. 28)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.12.2004 tarih ve 2004/1070 - 2004/1108 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ticaret Sicil Memurluğu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısının iş kazası nedeniyle uğradığı kurum zararın davalı şirketten tahsiline yönelik açtıkları rücu davası sırasında, davalı şirketin feshedildiğinin anlaşılması üzerine ihya davası açmak üzere müvekkiline süre verildiğini ileri sürerek, davalı şirketin yeniden ihyasına karar verilmesini ve tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Ticaret Sicil Memurluğu vekili, olayda yetkili mahkemenin TTK.nun 36 ncı maddesi gereğince, İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, husumetin şirkette değil, şirket tasfiye memurlarına yöneltilmesinin gerektiğini, Ticaret Sicil Memurluğu'nun TTK.nun 34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 28 nci madde hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, davanın esasını teşkil eden uyuşmazlıkla müvekkilinin bir ilgisinin olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Ticaret Sicil Memurluğu vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı şirket tüzel kişiliğinin ihyasına ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan ticaret sicil memurluğu yasal hasım konumunda bulunmasına göre, davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir. Zira, sicilin, istem üzerine ihyaya ilişkin karar alıp, şirketi tekrar sicile tescil gibi bir görevi ve yükümlülüğü bulunmamakta olup, davalı sicilin, ihya davası açılmasına sebebiyet verdiği şeklinde değerlendirilemez. Dava, TTK.nun 36 ncı maddesine dayalı bir dava da olmadığından, sicil aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılardan sicil yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK.nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalılardan Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün, üçüncü, dördüncü, beşinci bentlerinde yer alan davalılardan kelimesinden önce gelmek üzere sicil dışındaki ibaresinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy