(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.09.2004 tarih ve 2002/993 - 2004/348 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlu Ahmet Kundak'ın Serkan Girgin'e ait olup, onun tarafından kullanılan araçta yolculuk ettiği sırada geçirdiği trafik kazası sonucu vefat ettiğini, zorunlu mali sorumluluk sigortası uyarınca tazminat ödemesi için davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu ancak davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek 11.000.000.000.-TL.nın davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaza sırasında aracı kullananın davacıların murisi Ahmet Kundak olup, meydana gelen tek taraflı kazada asli kusurlu bulunduğunu, buna göre kazaya kendi kusuru ile neden olan davacıların murisinin olayda üçüncü kişi konumunda olmadığından davacıların isteminin trafik sigortası kapsamı dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, trafik kazası tespit tutanağında sürücünün Ahmet Kundak olduğunun belirtildiği, çarpma sonucu araçtan fırladığı, Serkan Girgin'in ise sürücünün yanında yolcu koltuğunda oturduğu ve yanarak öldüğü hususlarının belirlendiği, bu nedenle davacı tanıklarının beyanlarına göre araç sürücüsünün Serkan Girgin olduğunun kabul edilemeyeceği, trafik kazasının araç sürücüsü Ahmet Kundak olduğu sırada gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre mirasçıları olan davacıların davalı şirketten tazminat isteğinin yasal bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların oğlunun davalıya sigortalı araçta yolculuk ettiği sırada meydana gelen kaza sonucu ölümünden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacılar oğullarının Serkan Girgin tarafından kullanılan, davalı sigorta şirketine sigortalı araçta geçirdiği kaza sonucu öldüğünü iddia etmiştir. Davalı sigorta şirketi ise kaza sırasında aracı kullananın davacıların murisi olup, kazada tamamen kusurlu bulunduğundan davacıların tazminat isteminin yerinde olmadığını savunmuştur. Mahkemece dosyada mevcut kaza tespit tutanağında araç sürücüsü olarak Ahmet Kundak'ın yazılı olduğu ve tutanakta yazılı bu bilginin aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu trafik kazası davacıların oğulları Ahmet Kundak ile Serkan Girgin'in içinde bulundukları aracın aydınlatma direğine çarparak alev alıp, tamamen yanması sonucu meydana gelmiştir. Davacıların oğullarının şoför mahallinde oturduğu ve araçtan fırlayarak çıktığının tahmin edildiği, kaza mahalline 13 metre uzaklıkta yerde ölü olarak bulunduğu, Serkan Girgin'in ise araç içinde yanarak ölmüş olduğu hususlarında tutanak düzenlenmiştir. Davacılar ise oğullarının 95-100 kilo olup, şoför mahallinden fırlamasının mümkün olmadığını iddia etmektedirler. Buna göre mahkemece kazanın oluş şekline ve kaza yerine ait krokilerde davacıların oğlu Ahmet Kundak'ın ölü olarak bulunduğu yere göre krokide gösterilen yere aracın hangi tarafından fırlamış olabileceği, yine otopsi tutanağında yazılı boy ve kilosu dikkate alınarak belirlenecek fiziki yapısına göre Ahmet Kundak'ın kazaya uğrayan aracın özellikleri de göz önüne alınarak aracın şoför mahallinden fırlamasının mümkün olup olmadığı ile Serkan Girgin'in araç içindeki durumu, bulunduğu yer ve dosyadaki tüm bilgiler değerlendirilerek kaza sırasında aracın kimin tarafından kullanıldığının tıp doktoru, makine mühendisi ve trafik konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak bilimsel ve teknik verilere dayalı, denetime elverişli rapor sonucuna göre belirlenmek suretiyle davacı tarafın iddialarının incelenmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy