(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.09.2004 tarih ve 2003/603 - 2004/1012 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait tek katlı kargir yapı tarzında ahşap teraslı evin davalı sigorta şirketi ve acentesi tarafından sigorta teminatı altına alınmış olduğunu, meydana gelen yangın neticesinde oluşan hasarın bir kısmının haklarının saklı tutularak davalı sigorta şirketinden alındığını, gerçek hasar bedelinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 15.936.000.000.-TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, binanın değerinin eksik gösterilmesi nedeniyle eksik sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini ayrıca, tamamen yanan ikinci katının tam kagir olmayıp ahşap olduğunu, sigortalının kagir beyanıyla primlerin hesaplandığını, sigortalının doğru beyanda bulunmadığını bu nedenle de proporsiyon uygulanarak davacıya 1.543.508.817.-TL ödenmiş olduğunu, sorumlulukları kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının daha önce aldığı miktarın mahsubu ile, 6.239.000.000.-TL.nın davalı sigorta şirketinden tahsiline, acente hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı sigorta şirketi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi, sigorta poliçesinde bu poliçenin tam kagir konutlar için geçerli olduğunun belirtilmesine rağmen sigortalı konutun bu nitelikte olmadığını, sigortalının poliçe tanzimi sırasında beyan yükümlülüğüne uygun davranmaması nedeniyle Yangın Sigorta Poliçesi Genel Şartları C.2.2.3 üncü maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalı sigorta şirketinin cayma hakkını zamanında kullanmadığından bahisle davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Yukarıda anılan Genel Şartları'nın C.2 nci maddesi sigorta ettirenin sözleşme yapıldığı sırada beyan yükümlülüğünü düzenlemiş olup, buna göre, sigorta ettirenin gerçeğe aykırı veya eksik beyanı nedeniyle sigortacının sözleşmeyi yapmaması veya daha ağır şartlarla yapmasının söz konusu olduğu hallerde, sigorta ettirenin beyan yükümlülüğüne aykırılık eyleminde kastının bulunup bulunmamasına göre farklı düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre sigortacının rizikonun gerçekleşmesinden sonra bu durumu öğrenmesi halinde ve sigortalının da kastının bulunmaması halinde, sigortacı, ödeyeceği tazminatı, tahakkuk ettirilen prim ile, tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre ödemesi gerekmektedir.
Somut olayda, davalı sigorta şirketi, davacı sigortalının kasıtlı olduğunu ileri sürmemiş olup, konutun tam kagir olduğunun sözleşme aşamasında beyan edilmesi halinde daha yüksek prim alacağını savunmuştur. Davalı sigorta şirketinin bu savunması anılan genel şartlar hükümleriyle desteklenmesi nedeniyle tazminat hesabının yukarıda açıklanan genel şartların C.2.2.3 üncü maddesi uyarınca yapılması gerekirken maddeye yanlış anlam verilerek yazılı olduğu şekilde karar tesisi yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy