(6762 S. K. m. 52, 54, 56, 57) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.09.2004 tarih ve 2002/501-2004/1111 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili Işıklar Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin eski ortağı olan Fuat Yıldırım'ın, müvekkilinin eski bir çalışanı ile aynı yerde yakın mesafede müvekkilinin kullandığı renk ve amblemleri kullanarak Işıksan Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti. adı altında aynı alanda iş gören bir başka şirket kurmak suretiyle TTK. nun 56-57. maddeleri uyarınca haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini, unvan tecavüzü nedeniyle davalı şirketin unvanının değiştirilmesini ve tabelaların indirilmesini, hükmün ilanını ve kullanımın tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini ve esasa dair haksız rekabetin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın TTK. nun 56-57. maddeleri kapsamında olması nedeniyle davalının görev itirazının yerinde bulunmadığı ve şirketlerden birinin anonim, diğerinin limited şirket olduğu, isimlerinin farklı olduğu, adreslerinin ayrı bloklarda olduğu, logoların farklı olduğu ve iltibasın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK. nun 52. maddesi kapsamında tescilli unvanın kullanılmasının terkine kadar haksız rekabet oluşturmamasına göre, davacı vekilin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, unvan tecavüzüne dayalı haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, unvanın değiştirilmesi ile buna bağlı diğer istemlere ilişkindir.
Davacı vekili, haksız rekabet ile birlikte TTK. nun 54. kapsamında, davalının unvanını değiştirilmesini talep etmek suretiyle, unvana vaki tecavüzün önlenmesini de talep etmiştir. Anılan Yasa hükmüne göre, daha önce kullanılan bir unvanın daha sonra bir başkası tarafından kullanılmasının yasaklanması suretiyle, ticaret unvanı koruma altına almıştır.
Öte yandan, TTK. nun 56. maddesi, iktisadi rekabetin her türlü suiistimalini yasaklamıştır. Yasa'daki bu sınırın aşılması MK. nun 2. maddesinde yazılı bulunan objektif iyiniyet kurallarına aykırı biçimde ekonomik rekabetin kötüye kullanıldığı hallerde meydana çıkmaktadır. Karışıklığa meydan verebilecek bir ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa yol açılması, yalnız başına iyi niyet kurallarına aykırı bir davranış olarak kabul edilmelidir. Bilindiği gibi iltibas unsurunun varlık kazanması için aranan en önemli unsur başkalarının emek ve masraf yapmak suretiyle elde ettiği haklı şöhrete ortak olmak ve bu benzerlikten yararlanma yollarını denemektir.
Somut olayda, davacı şirketin uzun zamandan beri kullandığı anlaşılan Işıklar Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. biçimindeki ticaret unvanına karşılık, davalı şirketin, yalnızca Işıklar yerine Işıksan şeklinde değişiklik yapmak ve şirket niteliğini A.Ş. yerine Ltd. Şti. olarak kullanmak suretiyle, 2002 yılından itibaren kullanmaya başladığı anlaşılmaktadır. Davalı şirket ortaklarının, birinin davacı şirketin eski ortağı ve diğerinin de çalışanı olması nedeniyle, davacı şirketin unvanını bilmemesi de mümkün değildir.
Diğer yandan, yukarıda anılan unvanlar arasında, ayırt edici bir özellik olmadığı gibi, görsel ve işitsel olarak iltibasa neden olabilecek derecede benzerlik olup, her iki şirket aynı alanda ve birbirine yakın kabul edilebilecek durumda, aynı site içinde faaliyet göstermektedirler. Davacı şirketçe uzun yıllar kullanmış olması nedeniyle kazandığı ün ve müşteri potansiyelinden yararlanmak amacıyla aynı ad altında aynı iş kolunda çalışılmaya başlanması açıkça unvan tecavüzü oluşturmakta olup, tarafların aynı site içinde farklı bloklarda olması ve birinin anonim diğerinin limited şirket olması sonuca etkili olmadığı gibi, aynı ad altında başka işletmelerin bulunması da davalı şirketin kötüniyetini ortadan kaldıracak nitelikte değildir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle, unvan tecavüzü nedenine dayalı ticaret unvanının terkini isteminin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy