(6762 S. K. m. 4, 1361)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.06.2005 tarih ve 2004/2509-2005/1167 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı emtiasının Çin'den İstanbul'a davalının acentesi olduğu gemi ile taşınırken, hasarlandığının varma yerinde anlaşıldığını, müvekkilince sigortalısına 4.100.000.000.-TL hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Konşimento'nun 29. maddesi hükmünce yetkili mahkemenin Trieste/İtalya mahkemeleri olduğunu savunarak, davanın yetki, husumet ve esas yönünden reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın istem halinde görevli ve yetkili Trieste/İtalya Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK.'nun 1361 nci madde hükmüne dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 ncü maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çerçevesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca hükümden önce, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile İstanbul'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olup, bu hususlar aynı Kurul'un 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı Kararı ile de bir kez daha vurgulanmıştır.
Somut olayda, dava, davacının sigortalısı taşıtan ile davalı taşıyan arasında deniz yolu ile taşıma sözleşmesine dayalı olarak, davalının sorumluluğuna ilişkin olup, 6762 sayılı TTK.'nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4 ncü kıtasında düzenlenen 1061 vd. madde hükümlerinin uygulanması gerektiğinden davanın görülüp sonuçlandırılmasının Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir. Nitekim, TTK.'nun 1361 nci madde hükmü Beşinci kitap içerisinde kalsa da, davacı taşıma sigortacısı, selefinin Dördüncü Kitap hükümlerine dayalı haklarına halef olmuştur. Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekeceğinden, tarafların iradesiyle değiştirilmeyeceğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir. Zira, mahkemenin öncelikle görev hususuna ilişkin karar vermesi gerekirken, yetki sorununu çözecek biçimde karar vermesi doğru değildir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2007 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy