(556 S. KHK. m. 9, 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.05.2004 tarih ve 2001/411-2004/1090 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyette bulunan davalı şirketin ticaret unvanında Trakya kelimesini kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunu, taraflar arasında bu konuda daha önce yapılan yargılama sonucunda davalının ticaret unvanından bu kelimenin çıkartılmasına karar verildiği halde karara uyulmadığını ileri sürerek, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün önlenmesini, 08.08.1998 tarihinden itibaren müvekkilinin uğradığı zararlara karşılık (10.000.000.000) TL. maddi, (750.000.000) TL. manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, "Trakya" kelimesinin coğrafi bir terim olması nedeniyle münhasıran bir şirkete mal edilemeyeceğini, davacının maddi ve manevi bir zarara uğramadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında daha önce yapılan yargılama sonucunda verilen mahkeme kararı gereğinin davalıca yerine getirilmiş olması nedeniyle ticaret unvanını değiştirilmesi konusundaki davacı talepleri hakkında bir karar verilmesinin gerekmediği, davacının maddi zararının ispatlanamadığı, ancak davalı tarafça davacının ticaret unvanında mevcut ve münhasıran kullanmaya yetkili bulunduğu ibarelerin kendi unvanında kullanılması sonucunda davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (750.000.000) TL. manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının ticaret unvanından dava konusu ibareleri çıkarması nedeniyle davacının bu talebi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, marka hakkına ve haksız rekabete dayalı tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, her ne kadar ticaret unvanına dayalı haksız rekabet iddiasında bulunmuşsa da, aynı konuda davalı aleyhine daha önce de dava açmış ve Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/850 esas-2000/217 karar sayılı ilamıyla, davalının ticaret unvanından Trakya kelimesinin çıkartılmasına karar verilmiştir. Bu durumda davacının yapacağı iş, yetkili merciler aracılığıyla anılan ilamın infazını sağlamaktadır. Bu ilam infaz edilmediği sürece davalının ticaret unvanında Trakya kelimesini kullanması ticaret siciline tescile dayandığından haksız olmayacak ve davacı vekili tarafından maddi ve manevi tazminat talep edilemeyecektir. O halde mahkemece, davacının anılan ilamı infaz ettirip ettirmediğinin araştırılması, infaz ettirmişse dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından ticaret unvanına dayalı haksız rekabet davasının reddine karar verilmesi, infaz ettirmemişse yasal süresi içinde her zaman infaz ettirebileceğinin düşünülmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2- Davacı vekili tarafından açılan bu davada ayrıca 556 sayılı KHK.nin 9 uncu ve 61 inci maddeleri uyarınca tescilli marka hakkına da dayanıldığı halde mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması dahi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy