(1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İ. 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.09.2004 tarih ve 2003/1205-2004/503 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, daha önce davalı tarafından basımı yapılan H... 'in M... ile A... adlı kitapların basım yayım ve tüm mali haklarının eser sahibinin murislerince müvekkiline devredildiğini, davalının anılan kitaplara ilişkin olarak izinsiz baskı yaptığını ileri sürerek, haksız tecavüzün önlenmesini, devam eden yayınların durdurulması amacıyla tecavüzün ref'ini, şimdilik 3.000.000.000 TL. maddi, 1.000.000.000 TL. manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İ. Asliye 2 nci Ticaret Mahkemesi'nce, dosyanın İ. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine 05.07.2001 günü karar verilmiş, bu mahkemece, dosyanın HUMK'nun 193 ncü maddesi uygulanmak üzere iadesine karar verilmiş, bu karar 06.03.2003 tarihinde kesinleşmiş, dosya İ. Asliye 2 nci Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş, gönderen mahkemece, 05.07.2001 günü verilen karar 16.10.2003 tarihinde kesinleştirilerek, dosya tekrar İ. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, kararı temiz edilen mahkemece, HUMK'nun 193/son maddesi uyarınca, davacının süresi içerisinde gönderme isteminde bulunmaması gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, FSEK'ndan kaynaklanan haksız tecavüzün önlenmesi ve buna bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, dosyayı görevsizlik kararı ile kendisine gönderen İ. Asliye 2 nci Ticaret Mahkemesi'nin, kararı kesinleştirilmeden ve HUMK'nun 193 ncü maddesi kapsamında işlemler yapılmadan gönderildiği gerekçesiyle, dosya bu mahkemeye geri gönderilmiştir. Bu mahkemenin kararı 16.10.2003. tarihinde kesinleştikten sonra, taraflarca tahrik dilekçesi verilmeksizin dosya İ. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve bu mahkemece de HUMK' nun 193/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar, iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi ise de dosyanın İ. Asliye 2 nci Ticaret Mahkemesi'nce Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine ilk kez gönderilmesi sırasında davacı vekilince bu mahkemede tebligat giderleri ödenmiştir. Zira, 23.10.2001 tarihli tensip tutanağında taraflara üç davetiyenin gönderildiği yazılıdır.
HUMK'nun 193/3 ncü bendinde, görevsizlik kararının verilmesinden sonra, yeniden dilekçe verilmesi veya çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesinin gerektiğinden bahsedilmektedir. Bu durumda, davacı vekilince dosyanın ilk gönderilmesinde, HUMK' nun 193 ncü maddesinde belirtilen şartların yerine getirildiğinin kabulü gerekir. Buna göre de daha sonra dosyanın kesinleştirilmek üzere yeniden İ. Asliye 2 nci Ticaret Mahkemesi'ne geri gönderilmesinden sonra, taraflarca yeniden tahrik dilekçesi verilmesine gerek yoktur.
O halde, görevsizlik kararından sonra ve bu karar kesinleşmeden önce başlangıçta tahrik dilekçesinin verilmesinin mümkün olmasına göre, tahrik dilekçesi verilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. (Bkz. Prof. Dr. B. Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Ankara 1979, 4. Baskı, Cilt: 1, s.231, 232)
Bu itibarla, mahkemenin, dava dosyasının usulüne uygun surette kendisine intikal ettirildiğinin kabulü ile davaya bakılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy