(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kütahya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.04.2004 tarih ve 1997/68 - 2004/127 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, gerçek anlamda kooperatif üyesi olmadığı, edimlerini yerine getirmediği gerekçe gösterilerek ihraç edildiğini, ödemelerin yapılması konusunda ihtarname gönderilmemiş olduğunu, ihracın keyfi olarak yapıldığını ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının gerçek anlamda kooperatif üyesi olmaması nedeniyle ihraç edildiğini, davacının ödemelerine ilişkin kayıt bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının davalı kooperatifteki hissesini 29.08.1996 tarihinde Kudret Akbulut isimli şahsa devrettiği, bu şahsın yönetim kurulu tarafından üyeliğe kabul edildiği, aidatlarını düzenli olarak ödediği, davacının kooperatif üyeliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının davalı kooperatifteki hissesini ihraç kararından önce Kemal Akbulut adlı şahsa devrettiği, zaten kooperatif üyeliği bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davalı kooperatif 29.03.2004 tarihli yazısıyla davacının üyelik hakkını Kudret Akbulut'a devrettiğini, davacının kooperatif kayıtlarına intikal eden hiçbir ödemesi bulunmamasına rağmen devralan şahsın aidatlarını aksatmadan ödemesi nedeniyle 27.10.1996 tarihli genel kurulda alınan karar ve yönetim kuruluna verilen yetki doğrultusunda üyeliğe kabul edildiğini savunmuştur. 29.08.1996 tarihli noterde düzenlenen kooperatif üyelik hakkı devir sözleşmesi ile davacı hissesini Kudret Akbulut adlı şahsa devretmişse de 10.09.1996 tarihli yönetim kurulu kararında; önceki yönetim tarafından kooperatif kayıtları düzenli tutulmadığından davacı Mükerrem Akkaya'nın kendisinden istenen ve üyelik yükümlülüklerini getirdiğine dair sunduğu belgenin ve bu nedenle hisse devir işleminin kabul edilmediği, Kudret Akbulut'un daha önce kooperatiften satın aldığı iki hisseye ilişkin ödemelerini düzenli yaptığı ve ihtilaflı üyelerin durumunun genel kurulda görüşülmesi hususlarında karar verilmiş, 27.10.1996 tarihli genel kurulun 4 üncü maddesinde kooperatifin muhasebe kayıtlarının olmadığı, defterlerin hepsinin boş olduğu, kimin ne ödeme yaptığı belli olmadığından ortaklardan ellerindeki tüm belgeleri getirmelerinin istendiği, 2 hisse ile kooperatife giren ve ödemelerini düzenli yapan Kudret Akbulut'un kayıtlarda bir hisse sahibi olarak görünmesi nedeniyle bu şahsa bir hisse daha verilerek kooperatifte iki hissesinin olmasına ve davacıyla birlikte 6 kişinin üyeliğinin sona erdirilmesine karar verilmiştir. 29.10.1996 tarihli yönetim kurulu kararlarında da; 27.10.1996 tarihli genel kurulda alınan kararlar gereğince Kudret Akbulut'un bir hissesinin ikiye çıkarılmasına ve kooperatifi dolandıran eski yöneticiler ve müteahhit tarafından kooperatif üyesi olarak gösterilen ancak kooperatife ödemesi bulunmayan aralarında davacının da bulunduğu 7 kişinin üyelikten çıkarılmalarına ilişkin karar alınmıştır. Bilirkişi raporuyla davacının üye kayıt defterinde 30 nolu üye olarak kayıtlı olduğu, 15.11.1994 tarih ve 5 nolu yönetim kurulu kararıyla üyeliğe kabul edildiği, genel kurullara çağrıldığı, ödemelerde bulunduğu ancak kooperatife borcunun bulunduğu tespit edilmiştir. Dosyadaki delillerden davacının kooperatif üyesi olduğu, zaten üyelikten çıkarılma kararı verilmesiyle kooperatif tarafından bu hususun zımnen kabul edildiği, davacı tarafından Kudret Akbulut'a yapılan hisse devrinin kooperatif tarafından kabul edilmediği, Kudret Akbulut'un 2 hissesinin daha önceden var olduğu, parasal edimlerini yerine getirmeyen davacıya Kooperatifler Kanunu'nun 16 ve ana sözleşmenin 14 üncü maddesi gereğince iki ihtarname gönderilmeden ihraç kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy