(818 S. K. m. 248)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.09.2004 gün ve 2004/129-2004/324 s. kararın Yargıtayca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kiracı, davalının kiralayan olduğu sözleşmenin 4 yıl boyunca uygulanmasından sonra karşılıklı olarak feshedildiğini, sözleşmenin 1 inci maddesi uyarınca, ilk ayın 5.020 olan EURO cinsinden kira bedelinin ödeme tarihindeki TL karşılığı olan 2.779.006.740 TL davalıya depozito bedeli olarak ödendiğini, tahliye tarihindeki kurun karşılığı olan TL miktarının iadesi gerekirken, davalının tahsil ettiği depozito bedelini aynen TL olarak iade etmeyi istediğini, bunun sözleşmeye ve kanuna aykırı olduğunu, nedensiz zenginleşme yaratacağını ileri sürerek, 5.020 EURO depozito bedelinin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili depozitonun tahliyeden sonra, kiracıya TL cinsinden ve TL miktarı olarak aynen iade edileceğine ait sözleşmenin 1.13 üncü maddesinde hükmü bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, daha sonra imzalanan fesih sözleşmesinde, depozito bedelinin döviz veya TL bazında ödenmesi hususunda hukuksal yolun neticesinde verilecek karar sonucu iade edileceği hususunun kararlaştırılması karşısında, bu hükme itibar edilmesi gerektiği, sözleşme tarihindeki TL karşılığı ödenen 5.020 EURO depozitonun, fesih tarihi olan 19.12.2003 tarihindeki TL karşılığı olan 8.182.000.000 TL'nin tahsilini davacının hakettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflarca karşılıklı feshedilen kira sözleşmesi uyarınca davacı kiracının sözleşmenin başında ödediği depozito bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Çekişme, depozito bedelinin hangi para cinsinden iade edileceği noktasında toplanmıştır.
Mahkemece, fesih tarihindeki kur karşılığı TL. üzerinden davacının depozito bedelini hak ettiği sonucuna varılmıştır. Oysa, sözleşmenin 1.13 üncü maddesinde Kiracı, bir aylık (EURO) cinsinden kira bedeline eşit bir miktarı, kiraya sayılmamak üzere kiralayana depozito olarak ödemekle yükümlüdür. Depozito tutarının tamamı sözleşmenin imzalandığı tarihte, kiralayana TL olarak ödenir. (EURO) karşılığı TL hesabında, ödeme tarihinde T.C. Merkez Bankası tarafından tatbik edilen döviz alış kuru esas alınır. Ödenen depozito, kiralanan yerin tahliyesinden sonra kiracıya TL cinsinden ve TL miktarı olarak aynen iade edilir... hükmüne yer verilmiş olup, depozitonun TL olarak ödenmesi ve tahliyeye kadar kiralayan nezdinde TL olarak bekletilmesi ve tahliye üzerine de TL olarak iade edilmesi tacir olan taraflarca kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin herhangi bir sebeple geçersizliği iddia ve ispat da edilmemiştir.
Bu itibarla, depozito bedelinin TL olarak kiralayan davalı tarafından tahsil edildiği miktarın aynen TL olarak iadesi gerektiğinin kabulü ile davanın buna göre sonuçlandırılması gerekirken, sözleşme hükümlerine uymayan yazılı gerekçe ile yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy