(2004 S. K. m. 67) (Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 6. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.04.2004 tarih ve 2003/130-2004/165 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, üçüncü şahıslara karşı mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 18.07.2001 tarihinde müvekkiline ait gemilerin mendirek içinde çatışmaları sonucu kazazede Gülbahar Ataoğlu için yapılan 2.532.248.909 TL tedavi giderinin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası genel şartlarının 8. maddesi gereğince sigortacı tarafından açıkça müsaade edilmedikçe sigortalının zarar ve ziyan talebini kabul edemeyeceği gibi tazminat tediyesinde de bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, genel şartların 8. maddesinde sigortacı tarafından açıkça müsaade edilmedikçe sigortalının zarar ve ziyan talebini kabul edemeyeceği gibi herhangi bir tazminat tediyesinde de bulunamayacağının belirtildiği, davalı tarafından davacı sigortalısına tazminat ödeme yetkisi verildiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta akdinden kaynaklanmakta olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı tarafın davalı sigorta şirketine mali mesuliyet sigortası yaptırdığı ve davacı tarafın iki vapurunun çarpışması neticesinde bu vapurlardan birisinde yolcu olarak bulunan Gülbahar Ataoğlu'na tedavi gideri karşılığı ödeme yaptığı çekişmesizdir. Her ne kadar mahkemece poliçe genel şartlarının sigortacı tarafından açıkça müsaade edilmedikçe sigortalının zarar-ziyan talebini kabul şeklindeki 8 nci maddesi hükmüne göre davanın reddine karar verilmiş ise de Dairemizin emsal kararlarında da (Bkz. G. Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara, 1990, s. 1271-08.12.1977 Tarih, Esas 5302, Karar 5425) belirtildiği üzere anılan hüküm ödeme yapan davacının rücu etmesini engelleyici bir hüküm olmayıp, sigortalının, sigortacının durumunu ağırlaştırıcı işlemler yapmasını engelleyen bir hükümdür. Bu itibarla mahkemece uyuşmazlığın esasına gidilerek, davacının poliçe genel şartlarının 8 inci madde anlamında sigortacının durumunu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı da göz önünde bulundurulmak suretiyle neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy