(6102 S. K. m. 56, 57)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 04.11.2004 tarih ve 2004/542-2004/211 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve birleşen dava davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının plastik ayakkabıcılık için aldığı tasarım tescil belgesinin yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığını, piyasada benzer üretimlerin önceden mevcut olduğunu ileri sürerek, tasarım tescil belgesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, tasarımın yeni ve ayırt edici unsurları taşıdığını savunarak davanın reddini istemiş, birleşen davasında da davacının, müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ettiğini iddia ederek, tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, 3 milyar TL maddi ve 2 milyar TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davada tasarımın hükümsüzlüğüne dair kararın kesinleştiği, bilirkişi raporunda perde deseninin anonim kabul edildiği, bu deseni uygulamanın bir tek kişinin tekeline bırakılamayacağı, kaldı ki tasarım iptal edilmemiş olsaydı tasarım süresi dolduktan sonra bile perde desenli ayakkabı üretiminin sonsuza dek davalı şirketin hak ve yetkisinde olacağı gibi bir sonucun çıkacağı, bunun gelişen fikri mülkiyet hukuku karşısında çerçevesi dar kalan haksız rekabet kavramına ters düşeceği, anonim olan perde deseninin davalının yanı sıra davacı tarafından kullanılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle, asıl davada yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davanın davacısı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-birleşen davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava, tescilli tasarımın hükümsüzlüğü, birleşen dava ise tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği tam olarak yerinde getirilmemiştir. Davalı-birleşen davanın davacısı vekili, aynı zamanda müvekkilinin ürettiği perde desenli modelin bire bir karşı tarafça taklit edildiğini iddia etmiş, haksız rekabet hükümlerine de dayanmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu figürün anonim olduğu, davalı-birleşen davacının hükümsüzlüğüne karar verilen tasarımına ayırt edicilik unsuru katmadığı belirtilmesine rağmen bire bir taklit edilmeye ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. TTK.nun 56 ncı maddesinde haksız rekabet, aldatıcı hareket veya iyi niyet kaidelerine aykırı sair suretlerle ekonomik rekabetin her türlü suiistimali olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 57 nci maddesinde başlıca haksız rekabet halleri sayılmıştır. Ancak, haksız rekabet teşkil edebilecek durumlara ilişkin bir sınırlama getirilmemiştir. O halde, davalı-birleşen davanın davacısının kullandığı anonim nitelikteki perde desenli modelin karşı tarafça bire bir taklit edilip edilmediği, özellikle kullanım şeklinden faydalanıp faydalanılmadığı üzerinde durulması, bu yöndeki taraf kanıtlarının toplanması, bilirkişi kurulundan ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-birleşen davanın davacısı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)