(1163 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.12.2000 tarih ve 1998/1614-2000/1427 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin hisse devralmak suretiyle davalı kooperatife üye olmasına rağmen, davalı tarafından üye olmadığına ilişkin ihtarnameler çekildiğini, oysa hisse devir tarihten sonra müvekkilince aidatların ödenmesine devam edildiğini, yatırılan aidatlarında davalı tarafından tahsil edildiğini ileri sürerek, davacının üye olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava dışı Mehmet Durmuş'un 30.05.1997 tarihli sözleşme ile davalı kooperatif hissesini davacıya devrettiği, davacı tarafından aidatların ödendiği, davacının üye sıfatı ile genel kurula da katıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı temsilcisinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin hisse devralmak suretiyle davalı kooperatife üye olduğunu ve hisse devir tarihinden sonra müvekkilince aidatların ödenmesine devam edildiğini ileri sürerek, davacının üye olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı hisse devir almak suretiyle ortak olduğunu iddia ettiğine göre, üyeliğin tespitine ilişkin bu istemin, davacının üyelik haklarını devir aldığını iddia ettiği dava dışı Mehmet Durmuş ile Mehmet Işıldak'a karşı açılacak davalarda incelenmesi gerekmekte olup, mahkemece, davacı tarafa adı geçen şahıslara karşı dava açması için süre verilmesi ve dava açılması halinde işbu dava ile birleştirilmek suretiyle taraf teşkili sağlanması ve daha sonra davacının davalı kooperatifteki üyelik hakkının belirlenmesi gerekirken, husumete ilişkin olan bu hususun mahkemece gözardı edilerek eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacının aleyhine olan ilk bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin itirazı ciddi bulunarak mahkemece, başka bir bilirkişiden davacının lehine olan 2. rapor alınmış olmasına rağmen, bu kez resen ilk bilirkişiden ek rapor alınması gerekli görüldükten ve davacının aleyhine olan ek rapor alındıktan sonra, bu kez yeniden 2. rapora itibar edilerek karar verilmesi de kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı temsilcinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy