(1163 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 07.10.2004 tarih ve 2004/431-2004/523 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 20 yıl boyunca yönetim kurulu başkanı ve 8 ayı aşkın süre ile de yönetim kurulu üyesi olarak davalı kooperatifte görev yaptığını, Merkez Birliği tarafından hazırlanan ve 17.06.1990 tarihli genel kurulda kabul edilip 24.06.1996 tarihinde tadil edilen yönetmelik gereğince tahakkuk eden tazminat alacağının ödenmediğini ileri sürerek, 17.074.000.000.-TL.'nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, yönetmeliğin 29.07.1999 tarihli Ticaret Bakanlığı genelgesi ile kaldırıldığını, Kooperatifler Kanunu'nun 56/6 maddesinin yönetim kurulu üyelerine genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk dışında hiçbir ad altında ödeme yapılamayacağına dair amir hükmü bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme talebiyle bozma ilamı kaldırılarak karar kısmen davalı yararına bozulmuş, mahkemece bu bozma ilamına uyularak; 6.10.1988 tarihinde yürürlüğe giren 3176 sayılı yasa ile 1163 sayılı yasanın 56. maddesine eklenen 6.fıkrayla "Yönetim kurulu üyelerine genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk dışında hiçbir ad altında başkaca ödeme yapılamaz" amir hükmünün getirildiği, 17.7.1990 tarihinde yürürlüğe giren yönetmeliğin geçerliliğinin ancak 3176 sayılı yasanın yürürlük tarihine kadar olduğu, yönetmeliğe göre davacıya 17.7.1980 ve 6.10.1988 tarihleri arasındaki 8 yıllık süre için en son aldığı ücret baz alınarak toplam 3.200.000.000 TL ödenmesi gerektiği, davalının davadan önce temerrüde düşürülmediği, bu nedenle alacağa davalının sıfatı da nazara alınarak dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kefalet Kooperatifleri ile Üst Kuruluşları Yönetim ve Denetim Kurullarında Hizmet Görüp Ayrılanlara Yapılabilecek Ödemeler Hakkındaki Yönetmelik'in 6/1. maddesinde "Yapılabilecek ödeme, ilgilinin Merkez Birliği genel kurulunca tespit edilen kooperatif başkan ve yönetim kurulu üyeleri ile denetçiler için hazırlanan ücret ve huzur hakları tarifelerini ve alınan son brüt aylık veya huzur hakkı ile hizmet yılı çarpımını geçemez." denilmektedir. Mahkemece davacıya 6.10.1988 tarihine kadar ücret ödenmesi gerektiği kabul edildiği halde, davacının bu tarihte yönetim kurulu başkanı olduğu ve brüt ücretin ve anılan yönetmelik hükmünün hesaplamada esas alınması gerektiği gözetilmeden bilirkişi raporunda belirtilen ve davacı o tarihte göreve yeniden seçilmeyerek görevden ayrılmış olduğu halde 6.5.2001 tarihli genel kurulda belirlenen 400.000.000 TL'lik net yönetim kurulu üyeliği ücretinin esas alınması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy