(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yalova Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.10.2004 tarih ve 2004/356-2004/545 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin 1.ve 2.ihtarnameler çekilmeden yasa ve anasözleşmeye aykırı olarak kooperatif ortaklığından çıkarıldığını ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, üyelikten ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca ortak, ihraç kararına karşı tebliğden itibaren 3 ay içinde iptal davası açabileceği gibi, karar yönetim kurulunca verilmiş ise bu süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir. Maddede öngörülen üç aylık süre, hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece re'sen göz önüne alınması gerekmektedir. Başka bir deyişle, işbu davanın dinlenebilmesi ancak 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olmasına bağlıdır.
Somut olaya gelince, yönetim kurulunca verilen ihraç kararı davacıya usulüne uygun biçimde 01.12.2001 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı genel kurula itiraz yoluna gitmemiş, 12.03.2002 tarihinde açtığı işbu dava ile ihraç kararının iptalini istemiş, mahkemece, davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı üzerinde durulmaksızın doğrudan işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, ihraç kararının iptali davasının yasal hak düşürücü sürede açılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy