(6762 S. K. m. 1269, 1270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.10.2004 tarih ve 2004/51-2004/732 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.04.2006 gününde davalı avukatı Şevket Kaymaz gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin maliki ve sigorta ettireni bulundukları aracın trafik kazası sonucu uğradığı hasarın davalı kasko sigortacısınca tazmin edilmediğini ileri sürerek, (18.049.971.200.-) TL.nin reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı aracın sürücüsünün 0,58 promil düzeyinde alkollü olmasından kaynaklanan rizikonun sigorta güvencesi dışında kaldığını savunmuştur.
Mahkemece, delil tespit dosyasına, hasar ve sigorta belgeleriyle nöroloji uzmanı, trafik sigortacı bilirkişilerce düzenlenen rapora dayanılarak, kazanın salt sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle meydana gelmediği, rizikonun sigorta güvencesi kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, (17.000.0000.000.-) TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Poliçede dava dışı Garanti Bankası Hatay Şubesi rehinli alacaklı (dain ve mürtehin) olarak gösterilmiştir. Banka, TTK.nun 1269 uncu maddesi hükmünce, malı rehin alan sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa'nın 1270 nci maddesi hükmü uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumunda olan rehin hakkı sahibi öncelikle sigorta tazminatını talep hakkına sahiptir. Sigorta ettiren, ancak malın rehinli alacaklısı olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak şartıyla ve kendi menfaati de haleldar olduğu taktirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
Davacı tarafa rehin alacaklısı dava dışı bankadan açılan davaya muvafakat veya icazeti olduğunu belgelendirmesi için süre verilmesi ve sonucuna göre uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, aktif dava ehliyetine ilişkin olan ve re'sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden esasa girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Kabule göre de, sigortalı aracın sürücüsünün salt alkollü olmasından dolayı kazanın meydana gelip gelmediği konusunda kesin kanaat bildirmeyen, bu yönü belirsiz ve müphem bırakan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından da bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy