(6762 S. K. m. 1263, 1334) (Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 4.d )
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.09.2004 tarih ve 2003/933-2004/587 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin eşinin Erhanlar Ul.Nak.Ltd.Şti'ne ait ve davalıların kasko sigorta poliçesiyle sigortaladığı araçta şoför olarak çalıştığını, Macaristan sınırlarında meydana gelen kaza sonucu vefat ettiğini, bu poliçede sürücü için teminat verildiğini, aracın alkollü kullanılması sonucu kaza yaptığı gerekçe gösterilerek tazminat isteminin ret edildiğini, tutanaklarda geçen alkol oranının, ölüme bağlı olarak vücutta oluşabilecek alkolü gösterdiğini ileri sürerek, 3 milyar TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Erhanlar Sig.Ar.Hizm.Ltd.Şti. vekili, diğer davalının acentesi olan müvekkiline doğrudan dava açılamayacağını, sigortalı aracın işleteni olmadığını, husumet düşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, aracın müvekkili nezdinde ferdi kaza sigorta poliçesiyle sigortalı bulunduğunu, kazanın davacının eşi sürücünün alkollü kullanımı sonucu meydana geldiğini, sorumluluğun limitle sınırlı olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının eşinin sürücüsü bulunduğu aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunduğu, diğer davalının acente konumunda olduğu, kazanın sürücünün almış olduğu alkolün etkisiyle meydana geldiği, rizikonun teminat dışı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, ferdi kaza sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava dışı firmaya ait çekicinin davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş nezdinde araç sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, ayrıca bu poliçede aracın sürücüsünün ölüm veya sürekli sakatlanması rizikosunun da sigorta örtüsüne alındığı, anılan aracın 25.10.2002 tarihinde Macaristan'da tek taraflı kaza yaptığı, davacının eşi olan sürücüsünün öldüğü hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, davacının ölen eşi nedeniyle tazminat isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş vekili, kazanın sürücünün alkollü kullanımı sırasında meydana geldiğini savunmuştur.
Düzenlenen poliçede aynı zamanda sürücünün ölümü veya sürekli sakatlığı halinde ferdi kaza teminatı da verildiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde sözleşmenin eki mahiyetinde olan Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları hükümlerinin de dikkate alınması gerekmektedir. Anılan genel şartların 4/d maddesinde aşikar sarhoşluğun sebep olduğu ölüm ve cismani zararların kaza sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, aşikar sarhoş olmak mücerret olarak o olayı kaza kapsamı dışında bırakan bir neden değildir. Rizikonun kaza kapsamı dışında kalması için olayın, münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması gerekir. Düzenlemenin bu şekilde yorumlanması, hem madde metnine, hem sigorta sözleşmesini genel tanımını yapan TTK.nun 1263/1 ve kazaya karşı sigorta sözleşmesini açıklayan aynı yasanın 1334 üncü maddelerine uygun düşer. Somut olayda kaza, davacının eşinin kullanımı sırasında tek taraflı olarak meydana gelmiştir. Macaristan yetkililerince düzenlenen belgelerde sürücünün alkol aldığının yanında kazanın gece meydana geldiği, aracın sol tekerinin inşaat halindeki refüje çıktığı, hız sınırının aşıldığı, aracın hiçbir teknik arızası bulunmadığı, uyuşturucu v.s alınmadığı şeklinde detaylı bilgiler de verilmiştir. Mahkemece, aralarında nöroloji uzmanının bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak kazanın sürücünün aldığı alkolün etkisiyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bu rapor, karar vermeye elverişli nitelikte değildir. Zira, anılan raporda bilimsel olarak davacının almış olduğu alkolün etkilerinden bahsedilmiş olmasına rağmen kazanın oluş şekli, alkol dışındaki unsurların rol oynayıp oynamadığı hususları irdelenmemiştir. Öte yandan, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği tam açıklanmamış, alkolün doğrudan etkili bulunduğu, uykusuzluk halinin de kazanın oluşumuna etkili olabileceği görüşüne yer verilmiştir. O halde, yukarıda açıklanan hususlar dahilinde kazanın oluşuna etken tüm hususlar değerlendirilerek salt alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği yönünde bilirkişi kurulundan ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy