(5464 S. K. m. 19, 21) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.07.2004 tarih ve 2001/54-2004/686 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı A. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline davalı A. tarafından pos cihazı verildiğini, 07.10.1999 tarihinde davalı M.T.'ın kredi ile yaptığı alış veriş sırasında kredi kartına onay verildiğini, müvekkilinin yapılan alışveriş bedelini davalı A.'tan aldığını, aradan bir yıl geçtikten sonra 13.10.2000 tarihinde davalı Akbank Şubesi'nin müvekkilinin kredi hesabından 500.000.000 TL aldığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin hesabından haksız olarak kesilen paranın faiz ve masraflarıyla birlikte davalılardan tahsil ini talep ve dava etmiştir.
Davalı A. A.Ş. vekili, davacının davaya konu alışverişe ait slip tutarını gösteren nüshasının müvekkili banka tarafından istenmesine rağmen kaybettiğini bildirerek ibraz edemediğini, bu durumda taraflar arasında akdedilen kartlı ödemeler sözleşmesinin 10. maddesi uyarınca davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir.
Davalı A. A.Ş. vekili, M. T.sahte kimliğini kullanarak müvekkili bankadan kredi kartı alan İ. K.'a kartının 01.05.2000 tarihinde teslim edildiğini, davaya konu olayın ise 07.10.1999 tarihinde yapılan alışverişten kaynaklandığını, bu olayda kullanılan kredi kartının müvekkili banka ile bir ilgisinin bulunmadığını, ayrıca müvekkili bankaya ait kredi kartı ile yapılan harcamada slip kopyalarının Akbank'tan talep edilmesine rağmen gönderilmediğini, bu durumda harcama bedelinin chargeback yapmak suretiyle Akbank'tan alındığını, yapılan işlemin uluslar arası kurallara uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı M. T. (İ. K.), davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı A.'ın harcama belgelerinin asıllarını talep etmesi üzerine davacının belge asıllarını ibraz edemediği, davacının kusurlu hareketi sonucu davalı A.'ın harcama bedeli olan 500.000.000 TL'nı Alternatif bank'a ödemek zorunda kaldığı, bu nedenle davacının hesabından çekilen 500.000.000 TL.'nı A.'tan isteyemeyeceği, kredi kartını sahte belgelere istinaden veren A.'ın olayda kusurlu bulunduğu, bu nedenle zarardan sorumlu olduğu, M. T. isminin sahte olarak kullanıldığı, sahte isimle kart alan İ. K. hakkında ise usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davalılar A. A.Ş. ve M.T.'a yönelik davanın reddine, davalı A. A.Ş.ne yönelik davanın ise kabulü ile, 500.000.000 TL.'nın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı A. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, davacının banka hesabından alınan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacıya ait işyerinde kurulu, davalı A. tarafından verilen pos cihazı kullanılmak suretiyle 07.10.1999 tarihinde alış veriş yapıldığı hususlarında taraflar arasında her hangi bir çekişme mevcut değildir. Davalı bankaların yargılama sırasında yaptıkları savunmalar ve davalı A.'ın davadan önce davacıya noter kanalıyla gönderdiği 10.01.2001 tarihli ihtarname değerlendirildiğinde, alış verişte kullanılan A.'a ait kredi kartı ile yapılan harcamaya ilişkin slip kopyalarının A.'tan istenmesine rağmen davalı A.'ın bu istemi yerine getirememesi üzerine kart sahibi A.'ın harcama bedelini chargeback yapmak suretiyle davalı A.'tan tahsil ettiği, bunun üzerine davalı Akbank'ın da davacı şirketin saklaması gereken slip asıllarını kaybettiği gerekçesiyle ibraz edememesi nedeniyle Kartlı Ödemeler Sözleşmesi'nin 10. maddesine dayalı olarak alış veriş tutarını davacının hesabına borç kaydettiği anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı A. arasında akdedilen Kartlı Ödemeler Sözleşmesi'nin Firma'nın Yükümlülükleri'ne ilişkin 4. maddesinde, firmanın satış belgelerinin kendinde kalacak nüshasını Vergi Usul Kanunu ve hesap uygunluğu açısından beş yıl süre ile saklaması ve banka tarafından istendiğinde ibraz etmesi gerektiği, POS İşlemleri İle İlgili Kurallar'ın 10. maddesinde de, bankanın istemi halinde firmanın elinde bulunan satış belgesine ait işyeri nüshasını bankaya ibraz etmekle yükümlü olduğu aksi takdirde bankanın slip tutarını hesabına kayıtsız şartsız borç kaydetmesini peşinen kabul ettiğinin düzenlenmiş olmasına göre somut olayda, davacının hesabından yapılan kesintinin nedeni davalı A.'ın sahte kimlik ve belgelere dayalı olarak İ. K.'a M. T.sahte kimliği ile kredi kartı vermesi değil, davacının kredi kartı karşılığı yaptığı satış işlemine ait sliplerin saklama süresi içinde banka tarafından istenmesine rağmen ibraz edememesinden kaynaklanmaktadır. O halde mahkemece, davalı A.'ın slip kopyalarını A.'tan istemesi ancak davacının bunları ibraz edememesi üzerine harcama bedelinin charge back işlemi ile alınması nedeniyle hesabından kesinti yapılması maddi olgusuna dayalı olarak davacının davalı A.'tan istemde bulunmasının mümkün olup olmadığının pos işlemleri ile ilgili düzenlemeler ve bu konuda uygulanan bankalar arası hesaplaşma usulleriyle ilgili olarak yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre değerlendirilerek mümeyyiz davalı banka hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu davanın dayanağını oluşturmayan, bu nedenle de bu davada tartışılması mümkün olmayan kredi kartının sahte belgelere dayalı olarak verilmesi nedenine dayalı olarak davalı A.'ın sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
2-) Kabul şekline göre de, mahkemece yaptırılan ikinci bilirkişi incelemesine ait 300.000.000 TL. giderin mümeyyiz davalı banka vekili tarafından yatırıldığı dosyada mevcut tahsilat makbuzundan anlaşılmasına rağmen mahkemece bu giderin davacı tarafından yapıldığı belirtilerek mümeyyiz davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı A. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy