(193 S. K. m. 94) (213 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 05.10.2004 tarih ve 2004/89 - 2004/843 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.04.2006 gününde davacı avukatı Ceylan Koca ile davalı avukatı Uğur Ayan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın İstanbul Şubesi nezdindeki Takasbank depo hesabında bulunan 29.07.1998 itfa tarihli 1.060.000.000.000 TL nominal değerli davalıya ait DİB senedinin itfa tarihinde nakde çevrilerek faizleri ile birlikte davalıya ödendiğini, ancak, ödemenin yapıldığı tarihte Resmi Gazete'nin mükerrer sayısından yayınlanarak yürürlüğe giren 4369 sayılı Yasa'nın 48. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'nda değişiklik yapılarak Kanunla kurulan vakıflar dışındaki vakıfların vergi muafiyetinin kaldırıldığını, buna göre davalının ödeme yapıldığı tarihte vergi bağışıklığından çıkarıldığını, davalı ve Takasbank'ın müvekkilini yanıltarak davalı vakfın vergi bağışıklığına sahip olduğunu beyanla vergi stopajının tabi gelirin davalıya ödenmesine neden olduklarını, kaynakta kesinti yapmak zorunda olan müvekkilinin vergi dairesine 72.680.808.000 TL vergi, 7.268.081.000 TL fon payı ve 223.856.890.000 TL pişmanlık zammı olmak üzere toplam 303.805.779.000 TL ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek, bu tutarın VUK. 11. maddesi gereğince reeskont faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce, davalı vakfın dava konusu edilen vergiyi ödemekle yükümlü olup olmadığının çözüm yerinin vergi mahkemeleri olduğu, bu durumda davalı vakıfça yapılacak işlemin, vergi sorumlusu olarak ödeme yapma durumunda olan davacı bankaya dava konusu olan vergi miktarını mükellef sıfatıyla ödedikten sonra idareye başvurarak yükümlüsü olmadığını ileri sürdüğü vergiyi geri istemek ve bundan sonuç alamadığı takdirde ise işbu davada ileri sürdüğü gerekçelere dayalı olarak vergi mahkemesinde dava açabileceği, o halde mahkemece bu gerekçe ile davanın kabulü gerektiğine işaretle karar bozulmuştur. Bozmaya uyularak davanın kabulüne, vergi sorumlusu davalının idareye başvurarak yükümlüsü olmadığını ileri süreceği vergiyi geri istemesi ve bu istemin reddi halinde vergi mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 12.303.51 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy