(6762 S. K. m. 119)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.04.2004 tarih ve 2002/821-2004/173 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin limanına yükleme yapmak için yanaşmış olan davalı geminin bağlı bulunduğu rıhtımda sürekli dövünmesi nedeniyle rıhtımın hasarlanmasına neden olduğunu ileri sürerek, 3.100.000.000.TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, limanda beliren fırtınanın daha önceden ilgililere haber verildiği, davalının buna rağmen gemiyi daha uygun bir yere çekmeyerek hasara neden olduğu, haksız fiil olması nedeniyle reeskont faiz istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yükleme yapmak üzere rıhtıma bağlı olarak bulunan geminin fırtınada dövünmesi sonucu rıhtıma verdiği zararın tahsili istemine ilişkindir.
İlke olarak, TTK. nun 119/2. maddesi uyarınca, acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar nedeniyle müvekkili adına dava açabilir veya acenteye karşı dava açılabilir. Şayet müvekkil aleyhine dava, işlemiş olduğu haksız fiil nedeniyle açılmışsa, bu durumda, acentenin müvekkilini mahkemede temsil etmesi mümkün değildir.
Somut olayda, zarara neden olan geminin, işletme hakkı davacıya ait olan limana yükleme yapmak maksadı ile yanaştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yapılacak yüklemeye izin verilmesi veya limanın kullanımı için yapılan işlemlerde davalı donatan adına acentenin katılımının bulunması halinde bu ilişki nedeniyle zarar verilmiş olmasından dolayı bu ilişkiye aracılık etmiş olan acenteye karşı donatana izafeten dava açılabilmesi mümkündür.
O halde mahkemece bu yön üzerinde durularak, davalı acentenin zarara neden olan geminin limanı kullanımı konusunda aracılık edip etmediği belirlenerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy