(6762 S. K. m. 1301) (2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ümraniye Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.10.2004 tarih ve 2003/732-2004/753 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK. nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, müvekkili aleyhine yapılan icra takibi sırasında hem icra dairesinin yetkisine ve hem borcun esasına, yargılama sırasında da icra dairesinin yetkisine itirazını tekrarlayarak davanın reddini savunmuştur.
Bilindiği üzere, ödeme emri tebliği üzerine borçlu sadece yetki itirazında bulunmuş ise, alacaklı İİK. nun 50/2. maddesi uyarınca, bu itirazın kaldırılmasını ancak, icra tetkik mercii hakimliğinden isteyebilir. Borçlu yetki itirazı ile birlikte borcun esasına da itiraz etmişse, alacaklı aynı Kanun'un 67/1. maddesi uyarınca merci hakimliğine başvurabileceği gibi, dilerse mahkemeye itirazın iptali davası da açabilir.
Dairemiz'in yerleşik uygulamasına göre, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunmalıdır. Dolayısıyla, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, itirazın iptali davasının da bu nedenle reddine karar vermesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince, davacı tarafça icra takibi Adana 6. İcra Dairesi'nde başlatılmış, davalılar vekili yetkili icra dairesinin Kocaeli veya Üsküdar olduğu yönünde yetki itirazında bulunmuş, ayrıca borcun esasına da itiraz etmiş, davacı vekilince itirazın iptali davası, Adana Asliye 2. Hukuk Mahkemesinde açılmış, mahkemece, icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz değerlendirilmeden doğrudan mahkemenin yetkisine yapılan itiraz değerlendirilmiş, yetkisizlik kararı verilerek dosya Ümraniye Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, kararı temyiz edilen son mahkemece icra dairesinin yetkisine yapılan yetki itirazı değerlendirilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz incelenip değerlendirilmeden doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy