(6762 S. K. m. 1301) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 16.12.2004 tarih ve 2004/178-2004/929 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı K.T. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında müvekkili nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın, davalıların işleten ve trafik sigortacısı bulundukları aracın çarpması sonucunda hasarlandığını ileri sürerek, TTK. nun 1301. maddesi gereğince 917.800.000.-TL.nın rücuen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı K.T. vekili, zararın trafik sigortacısından tahsil edilmesi gerektiğini bildirerek asıl davanın reddini istemiş, birleştirilen davada derdestlik itirazında bulunarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin asıl davanın kabulüne, birleşen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, kazaya karışan aracın davacıya sigortalı araç olduğu ve bu nedenle davacının sigortalısına yaptığı ödemenin geçerli kabul edildiği gerekçesiyle asıl davada 917.000.000.-TL.'lik hasarın 750.000.000 lirası 24.07.2003 tarihinde Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği tarafından ödendiğinden bakiye 167.000.000 TL'nin 25.07.2001 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı K.T.'dan tahsiline, 750.000.000 TL'nin 25.07.2001-24.07.2003 tarihleri arasında işlemiş yasal faizinin de bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mükerrer nitelikteki takip edilmeyen birleşen davanın açılmamış sayılmasına, asıl ve birleşen davalarda davalı Akdeniz Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı K.T. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı K.T. vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün asıl dava yönünden onanması gerekmiştir.
2- Birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde bu dava yönünden temyiz eden davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle asıl dava hakkındaki hükmün onanmasına, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı K.T. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy