(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bodrum Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.04.2004 tarih ve 2002/447-2004/197 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK. nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalı aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya konu hasarın, davalının motosikletinin dava dışı bir başka araca çarpması sonucu, bu aracın da önünde bulunan sigortalı araca arkadan vurması ile oluştuğunun bilirkişi raporunda açıklanmış olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince, dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Bu tür davalarda, zarar gören aracın kasko sigortası, zarar sorumlularına karşı, haksız fiil sorumluluğuna dayalı olarak ve TTK. nun 1301. maddesi uyarınca halefiyet ilkesince tazminat talep edebilmektedir. Buna göre, zarar sorumlularının sorumluluğu bakımından, temerrüt faizinin başlangıcı, davacı sigorta tarafından asıl zarar gören sigortalısına yaptığı ödemenin tarihidir. Esasen, asıl zarar gören bakımından, haksız fiilden doğan bu borç kanundan doğan bir borç olduğundan, olay tarihinden itibaren temerrüt faizi istenebilecekken, davacı sigorta için bu hak, TTK. nun 1301. maddesi gereği ödeme ile doğduğundan, bu davada, davalı bakımından daha lehe olarak, ödeme tarihi 16.11.2001'den itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekir. Bu durumda, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün birinci bendinin dördüncü satırında yer alan dava tarihinden ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine ödeme tarihi 16.11.2001'den ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 110.69 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya İADESİNE, 19.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy