(4721 S. K. m. 2) (556 S. KHK m. 70) (818 S. K. m. 60)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.01.2004 tarih ve 2003/628-2004/11 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.04.2006 günde davacı avukatı Semih Bakıyla davalı avukatı Özlem Şalgam gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin şirketin kurup 1989 yılında hizmete açtığı INTERNATIONAL HOSPİTAL İSTANBUL hastanesinin haklı bir üne kavuştuğunu, davalı şirketin yetkililerinin davacının haklı ününden yararlanmak amacıyla İNTERHOSPİTAL A.Ş. ünvanlı şirket kurarak INTERHOSPİTAL ANTALYA hizmet markalı hastaneyi açtıklarını, bu hizmet markası ve ünvanın zihinlerde International Hospital İstanbul'u çağrıştırdığını ileri sürerek, müvekkili şirket adına tescilli markaya vaki tecavüzün durdurulması ve tecavüzün giderilmesine, (10.000.000.000) TL. maddi ve (15.000.000.000) TL.nın manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararın gazeteyle ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1992 yılında yurt dışında ihtisas yaparak dönen bir grup doktorun müvekkili şirketi ve hastaneyi kurduklarını, öncelikle, şirketin ve hastanenin uluslararası niteliğini göstermesi açısından İNTER sözcüğüyle kurulmak istendiğinde, İl Ticaret Müdürlüğü'nce ticaret ünvanının Türkçe olarak tesbit edilir kuralı uyarınca istemin iade edilmesi üzerine şirketin adının Antalya İnternational Hastanecilik A.Ş. olarak tescil edildiğini, İnternational sözcüğünün bir sıfat olup, davacının tekelinde olamayacağını, Hospital sözcüğünün de yabancılara hizmet veren bir çok hastanede kullanılmak olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davalı şirketin Antalya İnternational Hastanecilik ünvanıyla 1992'de kurulup, başlangıçta İNTER sözcüğünün kabul edilmemesi nedeniyle İnternasyonal sözcüğünün ünvanına alındığı, davacının ise başlangıçta farklı olan ticaret ünvanını 1997'de değiştirerek İstanbul International Hospital ünvanını alarak, aynı ifadeyi 22.12.1995'de marka olarak tescil ettirdiği, davacının gerek marka tescil tarihi ve gerekse ticaret ünvanı değişikliğinin davalının ticaret sicil kaydından daha sonra olduğu, bu durumda davalının tescilli markası olmasa bile yasal ticaret ünvanını farklı olduğu 1992 tarihinde İNTER sözcüğünü kullanmak için yasal girişimlerde bulunduğu, esasen davacının şöhretinden veya tanınmışlığından faydalanmak istediğinin kanıtlamadığı gibi, aradan geçen süre nedeniyle davalı şirkete ait hastanenin yöresinde tanınıp, ayırt edicilik kazandığı ve karıştırılma riskinin söz konusu olmadığı, davanın davalı şirketin kuruluşundan 7 yıl sonra açılmış olmasının da MK.nun 2 nci maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, kaldı ki Inter ve International sözcüklerinin anlamlarının da farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı adına tescilli markaya vaki tecavüzün önlenmesi, men'i ve maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının gerek markasının tescil tarihi, gerekse ticaret ünvanı değişikliğinin, davalının ticaret sicil kaydından daha sonra olduğu, davalının marka olarak tescilli bulunmasa dahi, yasal ticaret ünvanını kullanmakta haklı olduğu, davalıya ait hastanenin aradan geçen sürede yöresinde tanınarak ayırt edici nitelik kazandığı, davanın davalı şirketin kuruluşundan itibaren aradan geçen süre dikkate alındığında MK.nun 2 nci maddesi anlamında kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle reddine karar verilmiş ise de, öncelikle davacının İnternational Hospital İstanbul+şekil ibareli markasını ilk olarak tescilsiz biçimde davalının davaya konu ibareyi kullanmasından önce 1989 yılında kullanmaya başladığı yolundaki iddiası değerlendirilip, tartışılmadığı gibi, esasen davalının tescilli ticaret ünvanının Antalya İnternasyonel Hastanecilik A.Ş olması ve tescilsiz olarak ünvanı dışındaki İnterhospital Antalya ibaresini marka olarak kullanmasının içerdiği İnter sözcüğü nedeniyle 556 sayılı KHK'nin 6 ncı maddesi uyarınca koruma altında olan davacının tescilli markasına tecavüz oluşturacağı düşünülmediği gibi, 556 sayılı KHK'nin 70. maddesi uyarınca marka hakkında tecavüzden doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, zamanaşımı süresi için Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanacağından, Borçlar Kanununun 60. maddesi uyarınca özel hukuk davası, marka sahibi tarafından zararın ve mütecavizin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde zararı doğuran fiilin ortaya çıkmasından itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar ise de, zarar verici faaliyetin (tecavüzün) devamı sırasında yapılacak talepler hakkında zamanaşımı süresi işleyemeyeceği gibi, davacının tecavüzü ve mütecavizi bildiği halde onu belli bir süre dava etmeyerek sessiz kaldığı ve onda kendisini dava etmeyeceğine dair bir görünüş yaratarak güven telkin ettiği iddia ve ispat edilmediğine göre, somut olayda MK.nun 2 nci maddesinin tatbik kabiliyeti de bulunmamaktadır. Bu durumda Mahkemece, sicilden terkin ettirilmeyen davacıya ait tescilli markanın sahibine korunmaya değer bir hak sağlayacağı kabul edilerek, davacının istem kalemlerinin her biri hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy