(6762 S. K. m. 1281) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları m. A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.11.2004 tarih ve 2002/269-2004/638 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı sigortaya kasko sigortası sözleşmesi ile sigortalı aracının karıştığı kazada hasarlandığını ve ancak davalının hasarı ödemediğini ileri sürerek, hasar bedeli olarak toplam 7.569.831.490.TL. nın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aracının sürücüsünün kaza sırasında alkollü olduğunu ve bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğine dair kesin delil bulunamadığı, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 5.100.000.000.TL temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davada, zararı doğuran olayın, sürücünün alkollü içki almış olması nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş bulunmasından ileri geldiği savunulmuş olup, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5 bendi gereğince sürücünün münhasıran alkolün etkisi altında yaptığı kaza sonucu meydana gelen hasar teminat haricidir. Böyle bir durumun varlığının ispat yükü ise, TTK. nun 1281/2. maddesi uyarınca sigortacıya düşmektedir.
Somut olayda, dosyaya sunulan ikinci raporda, hastanede düzenlenen ölçümde belirlenen alkol miktarının, geriye doğru hesaplandığında, araç sürücüsünün alkol oranının 60 promil olacağı ve buna göre de kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmiş olacağı belirtilmiş olup, mahkemece, başka bir araştırma yapılmadan ve bu rapora da itibar edilmeden davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre, mahkemece, nöroloji uzmanı, sigorta uzmanı ve trafik konularında uzman bilirkişilerin yer aldığı kurul tarafından, olayın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin yada başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekmektedir.
Mahkemece, yukarıda değinilen hususlar gözetilmeksizin, hastanede düzenlenen alkol ölçümü sonuçları dikkate alınmadan, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmediğinden, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz diğer itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy