(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.11.2004 tarih ve 2003/243-2004/378 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekil, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti vererek, beş adet fatura tanzim ettiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yanlış adrese teslimat yaptığını, bu nedenle ücret isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının itiraz edilen envanter defterinin süresinde kapanış kaydının yapıldığı, sahibi lehine delil teşkil edeceği, tamamlayıcı yemin ile de davacının alacağının belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, takibin 4.874.497.000.TL. asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ücretinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının, davalıya verdiği taşıma hizmeti nedeniyle ücret alacağını talep edebilmesi için taşımaya yönelik edimini eksiksiz ve gereği gibi yerine getirdiğini ispat etmesi gerekmektedir.
Davalı şirket, taşımaya konu emtianın farklı bir yerde teslim edilmesi nedeniyle taşımanın gereği gibi ifa edilmemiş olduğunu, davacının taşıma ücretine hak kazanmadığını savunmuştur.
Bu durumda, davacının edimini gereği gibi yerine getirip getirmediğinin açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Taşıma sözleşmesinin konusu olan gönderilerin alıcının belirtilen adresine değil de, yine alıcının bir başka şehirdeki adresine teslim edilmesinin davacının navlun alacağı ve miktarına ne gibi bir etkisinin olacağı, bir başka ifade ile, hava yolu ile gerçekleştirilen uluslar arası taşımanın uluslar arası anlaşmalar hükümlerine göre ifa edilip edilmediği ve bunun navlun alacağını talebe ne oranda etkisi olacağı üzerinde durulmadan salt defter incelemesi ile yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy