(6762 S. K. m. 116, 117) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.10.2004 tarih ve 2002/656-2004/751 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekil, davalı şirketin müvekkilinin acentesi olduğunu, poliçe primlerinin süresinde intikal ettirilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıların da sözleşmenin kefili olduklarını ileri sürerek, 1.344.853.000.000.-TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilleri Birol ve Aydın'ın kefaletlerinin 250.000.000.TL. olduğunu, müvekkili şirketin 1.703.000.000.000.-TL'lık hazine bonosunu rehin olarak vermiş olduğunu, davacının yaptığı icra takipleri nedeniyle tahsilatta güçlük yaşadıklarını, borçları var ise ödeyeceklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu alacak yargılama sırasında ödendiği gerekçesiyle, konusu kalmayan davanın reddine, dava konusu miktarın ödeme tarihinden dava tarihine kadar reeskont faizinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin belirlenmesi amacıyla ilk olarak muhasebeci bilirkişiye inceleme yaptırılmış, alınan rapora itiraz üzerine ek rapor alınmasına karar verildikten sonra anılan muhasebeci bilirkişinin 16.03.2004 tarihli istemi üzerine sigorta hukuku uzmanı bilirkişinin heyete eklenmesine ve rapor tanzimi için dosyanın bilirkişilere tevdiine karar verilmiş ise de, rapor sadece sigorta uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenerek verilmiş, davalılar vekilinin bu yöne ve bilirkişinin şahsına yönelik itirazları üzerinde durulmamıştır.
O halde mahkemece davalılar vekilinin rapora itirazları ve davacı vekilinin 04.06.2003 tarihli beyanının değerlendirilmek üzere, uyuşmazlığın niteliğine uygun, sigorta hukuku ve muhasebe uzmanı kişilerden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle, acentelik sözleşmesine konu tüm hesapların, rehin sözleşmesinin ve tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bunun yanında, 24.12.2001 tarihli acentelik sözleşmesinde teminat bedelinin bir limit ile gösterilmesi ve davalı gerçek kişilerin müşterek sorumlu ve müteselsil kefil olarak yer almaları nedeniyle anılan davalıların sözleşmede kefil oldukları açıktır. İlke olarak kefiller, sözleşmede gösterilen kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin sonuçlarından sorumludurlar. Dolayısıyla yukarıda 1 numaralı bende göre yapılacak inceleme sonunda ana alacağın ödendiğinin belirlenmesi halinde davalı kefiller sadece, sözleşmede 250.000.000.-TL olarak gösterilen kefalet miktarının ödeme tarihine kadar gerçekleşmiş olan temerrüt faizinden tahsilde tekerrür olmamak üzere sorumlu olacaklardır. Mahkemece bu yöne dikkat edilmeksizin yazılı olduğu şekilde davalı gerçek kişi kefillerin tüm borç miktarından sorumlu olacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy