(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce duruşmalı olarak verilen 10.11.2004 tarih ve 2003/205-2004/1080 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan dava konusu meblağ 10.000 YTL.nin altında bulunduğundan HUMK.nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete ait yükün Almanya'ya taşınması işini gerçekleştirmesi nedeniyle her biri 3.435.130.000 TL bedelli iki adet fatura kestiğini, davalının gönderilen faturaları iade etmesi üzerine alacağın tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini ancak davalının itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yazılı ve sözlü olarak yapılmış hiçbir taşıma akdi bulunmadığını, davacının taşıma hususunda alıcı firma ile yazılı akit yaptığını, bu akde aykırı davranması nedeniyle alıcı tarafından ödemelerinin kesilmesi üzerine kesilen miktarı müvekkilinden tahsile çalıştığını, müvekkilinin taşıtan değil, gönderen sıfatına haiz olduğunu, davacının hakkını kendisiyle taşıma sözleşmesi yapan alıcıya karşı ileri sürmesi gerektiğini savunarak davanın reddini, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ihraç edeceği cam emtiası için yapılan anlaşmada navlun ücretinin davalı tarafça ödeneceğinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıdan 7.383.239.413 TL alacaklı olduğunun tespitine, buna yönelik davalı itirazının iptaline, asıl alacak 6.870.260.000 TL'na takipten itibaren %64 ve değişen oranlarda reeskont faizi yürütülmek suretiyle takibin, takip talebindeki diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karara bağlanan değer üzerinden davacı lehine %40 oranında icra inkar tazminatının takdiri ile bunun davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya konu taşımaların CMR kapsamında bulunduğunun anlaşılmasına göre uyuşmazlığın görevli mahkemede görüldüğü anlaşılmakla, davalı vekilinin mahkemenin görevli olmayıp, Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne görevli olduğu yönündeki temyiz itirazı ile aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşıma ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirket davacı ile aralarında taşıma akdi bulunmadığını savunarak davaya konu taşıma bedelinden sorumlu olmadığını ileri sürmüştür. Dosyada davalı şirket ile davacı şirket veya onun alt taşıyıcı olduğu anlaşılan ve taşımayı fiilen gerçekleştirdiği iddia edilen T&F Taşımacılık San. ve Tic. A.Ş. arasında davalının yurt dışında bulunan alıcıya sattığı malların taşınması konusunda yapılan bir yazılı taşıma anlaşmasına rastlanmadığı gibi, taraflar arasında bu konuda sözlü olarak yapılmış bir anlaşmanın varlığı da ispatlanmış değildir. Dosyada mevcut deliller incelendiğinde davacının İstanbul'dan Almanya'ya gönderilecek cam emtiasının taşınması hususunda mal alıcısı olan V. D.'e gönderdiği taşıma anlaşmasının bulunduğu, davalı Yıldız Cam San. ve Tic. A.Ş.nin mal alıcısı V.'e düzenlediği faturalarda mal bedelinden 2.227 ve 2.283 EURO indirim yapıldığı, indirim sonucu elde edilen tutara sadece sigorta bedelinin eklenmesi suretiyle bulunan miktarın mal alıcısına fatura edildiği, buna göre faturalara navlun bedelinin eklenmediği gibi tam tersi navlun bedelini karşılayacak bir miktarın mal bedelinden indirildiği ancak bu indirimin neden kaynaklandığının faturada gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davacının V.'e gönderdiği taşıma anlaşması, davalının düzenlediği faturalar ve davaya konu taşımayı yaptığı iddia edilen dava dışı T&F şirketinin davaya konu taşımalara ilişkin olarak alıcı dışında başka bir Alman firmasına düzenlediği faturalar ve dosyadaki tüm deliller değerlendirilmek suretiyle davalının taşıma bedelinden sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, taraflar arasında anlaşma bulunduğundan bahisle ile davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy