(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1281, 1301) (2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hatay Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.12.2004 tarih ve 2003/716-2004/662 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkili nezdinde trafik sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, alkollü kullanımı sırasında karıştığı kaza sonucu zarar görenlere 7.553.384.000 TL ödeme yapıldığını, genel şartlara göre rücu koşullarının oluştuğunu, tahsili için yapılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aracı sattığını, bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait aracın davacı tarafından trafik sigorta poliçesinin düzenlendiği, bu aracın sürücüsünün tam kusurlu ve %225 promil alkollü olarak kazaya karıştığı, bir kişinin ölümüne neden olduğu, davacının poliçe uyarınca zarar görenlere ödemede bulunduğu, davalının aracını geçerli şekilde devretmediği, işleten sıfatının devam ettiği, ödenen miktar için davacının takipte bulunduğu, davalı itirazının yersiz olduğu, inkar tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 7.553.384.000 TL asıl alacak ve 1.024.363.036 TL işlemiş faiz üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, 3.102.000.000 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, sigortalı aracın mülkiyetinin KTK.nun 20/d maddesine uygun şekilde devredilmediğinin sabit olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik sigorta poliçesiyle sigortalı aracın alkollü kullanıldığı iddiasına dayalı, zarar gören kişiye ödenen tazminatın rücuen tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 4/d maddesi ve Dairemizin yerleşen uygulamasına göre, trafik sigortacısının kendi sigortalısına geri dönerek ödediği tazminatı talep edebilmesi, kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması koşuluna bağlıdır. Dolayısıyla, sürücünün almış olduğu alkolün oranı sonuca etkili değildir. Böyle bir durumun ispatı ise TTK. nun 1281/2 nci maddesi hükmü uyarınca sigortacıya düşer. Bu durumda, aralarında nöroloji ve trafik konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi heyetine birlikte inceleme yaptırılıp, olayın oluş şekli, hava, yol durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilip, rizikonun sadece salt alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da rol oynayıp oynamadığının açıklığa kavuşturulması gerekir. Mahkemece, bu hususta hiçbir inceleme yaptırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davacı, rücu koşulları oluştuğunda ödediği tutarı değil, sigortalısının sorumlu olduğu gerçek zarar miktarını akidinden isteyebilir. Bu nedenle, kazada ölen üçüncü kişinin desteklerine ödenmesi zorunlu gerçek tazminat miktarı tespit ettirilmeden yazılı şekilde davacının ödemiş bulunduğu tazminatın aynen hüküm altına alınması da yanlış olmuştur.
4- Öte yandan, alacağın likit bulunmadığı, yargılama sonucu tayin edileceği dikkate alınmadan icra inkar tazminatına hükmedilmesi de kabul şekli bakımından doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy