(6762 S. K. m. 1295)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.06.2004 tarih ve 2002/1140-2004/524 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.04.2006 gününde davacı avukatı Erdoğan Özer ile davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirket nezdinde kasko sigortalı olduğu dönemde trafik kazası yaparak hasarlandığını, buna rağmen davalı sigortaca ödeme yapılmasına yanaşılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (18.000.000.000.) TL.nin enflasyon farkı ve faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK. nun 1295/2 nci maddesine göre, sigortacının sorumluluğunun başlamasının primin veya ilk taksitin ödenmesine bağlı olup, mezkur poliçeden dolayı sigorta ettiren tarafından bir prim ödenmediğini, hasar bedelinden aracın sovtaj değerinin düşülmesi gerektiğini, yine hükmedilecek tazminat tutarından poliçe özel şartına göre %100 sürücü indiriminin uygulanmasının gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, TTK. nun 1295/1 inci maddesi gereğince peşinat ödenmediği için poliçenin kendiliğinden geçersiz olacağı, bu nedenle sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve TTK. nun 1295/2 nci maddesi hükmü uyarınca sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksidin ödendiği tarihten itibaren başlayacak olması karşısında, mahkemece poliçenin kendiliğinden geçersiz olacağı yolundaki hatalı tespitinin sonuca etkili görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy