(818 S. K. m. 101, 107) (6762 S. K. m. 20, 119, 1295, 1297)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.10.2004 tarih ve 2003/4 - 2004/564 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin aracının kasko sigorta poliçesinin davalılar tarafından tanzim edildiğini, primlerin ödenmesine rağmen meydana gelen kazada oluşan hasarın davalılar tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 5.100.000.000.-TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İsviçre Sigorta A.Ş. vekili, poliçe primlerinin ödenmemesi nedeniyle sigorta sözleşmesinin feshedildiğini, bunun yanında kazadan sonra ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının sigorta primlerini kesin vadeli iki adet bonoya rağmen ödemediğinden sigorta poliçesinin hükümlerinin BK.nun 101 ve 107. maddeleri gereğince ihtara gerek kalmaksızın sona erdiği, buna dayanarak tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu sigorta poliçesinde primlerin taksitler halinde ödeneceği düzenlenmiş olup, davacı sigortalı tarafından prim borçlarına mahsuben bonolar tanzim edilerek davalı sigortacıya verildiği, bu bonolardan iki adedinin davacı tarafından kazadan önce ödenmemiş olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı sigorta şirketi, kazadan önce 08.06.2002 tarihinde ödenmeyen prim borçları nedeniyle davacı sigortalıya poliçenin iptal edileceğine yönelik ihtar göndermiş, ancak, davacının eline ulaşmamıştır.
Her ne kadar poliçe genel şartlarında prim ödenmemesi neticesinde poliçenin kendiliğinden sona ereceğine ilişkin düzenleme bulunmasına rağmen, Anayasa Mahkemesinin TTK.nun 1295/2 ve 1297/2 nci maddelerinin iptali kararından sonra düzenlenen poliçelerde anılan yasa maddelerine paralel olarak düzenlenen poliçe klozlarının geçersiz olduğu tartışmasızdır. Poliçede belirtilen prim ödeme tarihleri BK.nun 107/3 üncü maddesindeki kesin vade olmayıp, primin muacceliyet tarihidir. Bunun yanında bonoda yazılı olan ödeme tarihleri nedeniyle BK.nun 101/2 ve 107/3 üncü maddelerinin de tatbik imkanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, poliçe primlerinin ödenmemesi halinde izlenecek yol, TTK.nun 20/3 üncü maddesinde öngörülen şekilde, BK.nun 101 inci maddesinde düzenlenen temerrüt ihtarının gönderilmesidir.
Somut olayda davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen temerrüt ihtarı davacı sigortalının eline ulaşmamış olup, bu durumda sigorta poliçesinin feshedildiğinin kabulüne imkan bulunmamaktadır. O halde mahkemece işin esasına girilerek davacının talebe haklı bulunduğu miktarın belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının bu nedenle kabulü gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin temyiz itirazına gelince;
Dava, sigorta şirketi ile sigorta poliçesini tanzim eden acenteye karşı açılmıştır. TTK. nun 119 uncu maddesi hükmüne göre, acentenin akdettiği veya akdinde aracılık yaptığı sözleşmelerden doğan ihtilaflardan dolayı müvekkil namına acenteye karşı dava açılabilir. Başka bir deyişle, acente aleyhine doğrudan doğruya dava açılamayacağı gibi, müvekkilinin asaleten yer aldığı davada acenteye husumet tevcihine olanak da bulunmamaktadır. O halde davalı acente hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı acente vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy