(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.10.2004 tarih ve 2003/1402-2004/1357 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, işyerinin bulunduğu iş merkezinin zemin katında meydana gelen patlama sonucu sekiz katlı binanın mühürlendiğini, binaya giriş ve çıkışların yasaklandığını, hasarı müteakip müvekkilinin binada faaliyet gösteremediğini, davalı tarafından hasar bedelinin ve iş durması teminatının ödenmediğini ileri sürerek, 20.800.000.000.-TL. hasar bedeli ve 2.080.000.000-TL iş durması tazminatı olmak üzere toplam 22.880.000.000-TL. tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iş merkezinde meydana gelen patlama sonucu sigortalı işyerinde her hangi bir hasarın oluşmadığını, bu nedenle talep edilen dekorasyon hasar bedelinin yerinde olmadığını, iş durması hasarının da mühürleme nedeni ile değil işyerinin yönetmeliklere uymaması nedeni ile kendi ayıbından kaynaklandığını, Yangın Sigortası Genel Şartlarının A.4 maddesi hükmünce hasarın teminat dışı kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, meydana gelen hasarın patlama nedenine dayalı olduğu, binanın patlama nedeni ile mühürlendiğinin kabul edilmesinin olanaklı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 20.000.000.000-TL. hasar, 1.000.000.000-TL iş durması tazminatı olmak üzere toplam 21.000.000.000-TL.'nin temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işimin sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin de bulunduğu iş merkezinin zemin katında meydana gelen patlama sonucu binanın mühürlendiğini, binaya giriş ve çıkışlarının yasaklandığını, hasarı müteakip müvekkilinin binada faaliyet gösteremediğini, hasar bedelinin ve iş durması teminatının ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili ise, iş merkezinde meydana gelen patlama sonucu sigortalı işyerinde herhangi bir hasarın oluşmadığını, iş durması hasarının da mühürleme nedeni ile değil işyerinin yönetmeliklere uymaması nedeni ile kendi ayıbından kaynaklandığını savunmuş, mahkemece, talep edilen hasarın dekorasyon gideri olduğu, davacının işyerinden sökerek veya kurtararak yeni işyerine götürebileceği bir şey bulunmadığı, davacı delilleri arasında yer alan patlamadan önceki ve sonraki fotoğraflar incelendiğinde duvarların boyalarının dökülmüş, kapıların ve elektrik tesisatsının zarar görmüş, işyerinin kullanılamaz bir halde olduğu, bu nedenle dekorasyon hasarının talep edilebileceği, ayrıca poliçede yer alan yangın riskinin gerçekleşmesi sonucu işin tamamen durması halinde işyerinde meydana gelebilecek hasarlardan dolayı ödenecek tazminatın %10'unun iş durması tazminatı olarak ödeneceğinin kararlaştırılması karşısında infilak sonucu iş durmasının da teminat kapsamın da olduğu tespitini yapan bilirkişi kurulu raporu benimsenip hükme dayanak yapılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davalı sigorta şirketi poliçe teminatı kapsamında olmak koşulu ile dekorasyon ve bu hasara bağlı kılınan iş durması hasarını ödemekle yükümlü olup, ekspertiz raporunda sigortalı olan işyerinde herhangi bir hasara rastlanmadığı, dekorasyonda herhangi bir hasarın bulunmadığı tespiti yapılmış ve sigortalı işyerinin hasarsız olduğuna ilişkin resimler de rapora eklenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, iş merkezinin zemin katında bulunan başka bir işyerinde meydana gelen patlamanın 3. katta bulunan sigortalı işyerinde hasara neden olup olmadığının dosyada bulunan ve yukarıda belirtilen deliller de nazara alınıp gerektiğinde keşif yapılması suretiyle tespitiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy