(818 S. K. m. 60, 125, 463, 481) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zeytinburnu Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.11.2004 tarih ve 2003/948-2004/422 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı aracın davalının işlettiği otoparktan dava dışı üçüncü kişi tarafından çalınarak hasar verildiğini, davalının %100 kusurla verdiği zarardan sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek 4.100.000.000.-TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu haksız fiilin BK.nun 60. maddesi gereğince bir yıllık süre geçirildikten sonra açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının otoparkında yapılan hırsızlık nedeniyle davalı hakkında kamu davası açılmadığı, Borçlar Kanunu'nun 60. maddesinde yer alan 1 yıllık süre geçirildikten sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı sigorta, şirketlerine sigortalı aracın aylık abone sistemiyle davalının işlettiği otoparkta bulunmakta iken çalınıp hasara uğratıldığını ileri sürerek araca verilen hasarın tazminini istemiş, mahkemece bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacıya kasko sigortalı aracın maliki (sigortalı) ile davalı otopark işletmecisi arasında BK.nun 463 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan Vedia (saklama) sözleşmesi yapılmış olup, davalı BK.nun 481 inci maddesi hükmüne aykırı olarak ardiyecinin saklama borcunu kötü ifa etmiş olmasından dolayı sorumlu bulunmaktadır. Bu durumda dava BK.nun 125 inci maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Davacı iş bu davasını TTK. nun 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet hakkına dayanarak açtığına göre, dava dışı sigortalının davalıya karşı öne sürebileceği tüm haklarına halef bulunduğundan, davacı yönünden de davanın zamanaşımı 10 yıl olup, olay tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davalının yerinde olmayan zamanaşımı def'inin reddi ile işin esası incelenmek gerekirken, yazılı nedenlerle davanın zamanaşımı yönünden reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy