(1163 S. K. m. 53) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bilecik Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.12.2004 tarih ve 2003/229-2004/689 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu yedi ayrı blok halinde inşaata başlandığını, bir kısım blokların bitirilmesine karşın müvekkillerinin bulunduğu blokların inşaat aşamasında olduğunu, son alınan genel kurulun 9. maddesi ile bitirilen bloklar ile henüz inşaat halindeki bloklar arasında aidat farkı yaratıldığını, biten blokların giderlerinin tüm kooperatif üyelerinden toplanan aidatlarla karşılandığını ileri sürerek genel kurul kararının iptali ile şimdilik 1.000.000.000.-TL zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı Mehmet Dinçel'in mağduriyeti olmadığını diğer davacının ise kooperatif üyesi bulunmadığını, davanın süresi içinde açılmadığını, her bloğun yatırdığı aidat ile o bloğa iş yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davacıların iptali istenilen genel kurul toplantısına katılmalarına rağmen muhalif kaldıklarının anlaşılamadığı, süresi içinde iptal davası açmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava kooperatif genel kurul kararının iptali ile tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, kooperatif tarafından yapılan bloklar arasında aidat farklıları bulunduğunu, kendilerinden toplanan aidatlarla başka blokların bitirildiğini ileri sürerek genel kurul kararının iptali ile zararının tazminini istemiş, mahkemece, süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ancak tazminata ilişkin hüküm kurulmamıştır. HUMK. nun 388. maddesinin sonuncu fıkrası uyarınca mahkeme kararlarının hüküm sonucu kısmında, istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu durumda mahkemece, tazminat talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy