(1086 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.11.2004 tarih ve 2004/264-2004/692 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankanın Bursa Şubesi'ne 18.06.2003 tarihinde bir ay vadeli olarak mevduat hesabı açtırdığını, 03.07.2003 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Kararı ile davalı bankanın yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na intikal ettiğini, davalı bankaya hesapta bulunan paranın ödenmesi için yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 17.354.500.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın ödemeye karar verecek makam olmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının Hazine Bonosu hesabını kapatarak 18.06.2003 tarihinde mevduat hesabı açtırdığını, hazine bonosu ve hazine bonosundan mevduata çevrilen hesapların güvence kapsamına alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olayın TMSF.nun bir idari eylem ve işleminden kaynaklandığı, çözümünün de idare hukuku çerçevesinde görevli ve yetkili idari yargı yerinde görülmesi gerektiği belirtilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, mevduat hesabında bulunan paranın faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Davacı, alacak davasını hesabının bulunduğu Türkiye İmar Bankası A.Ş.'ne karşı açmıştır. Banka tüzel kişiliği tarafından verilen vekaletnameye dayalı olarak anılan banka vekilleri aracılığıyla davaya yanıt verilmiş, verilen yanıtta banka tüzel kişiliğinin devam ettiği bildirilmiştir. Buna rağmen mahkemece, 12.07.2004 tarihli oturumda banka aleyhine dava açılmasının temsilcide yanılma sayılarak davanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na yöneltilmesine karar verilmiş ve Fon aleyhine davaya devam edilerek hüküm tesis edilmiştir. Oysa ki, davacı davasını bankaya karşı açmış olup, banka tüzel kişiliği devam etmektedir. Buna göre, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu aleyhine açılmış bir dava bulunmayıp, davanın Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. aleyhine açılması nedeniyle adli yargının görev alanına giren davaya devam edilerek banka hakkında bir hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde davanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na yöneltilmesi sonucu görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 09.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy