(6762 S. K. m. 1278, 1292, 1352, 1413)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.12.2003 tarih ve 2002/353 - 2003/576 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.05.2005 günde davacı avukatı Yaşar Köstekçi ile davalı avukatı Yüksel Erdoğan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait Pelin adlı ticari yatın 15.08.2000 günü Büyükada'ya gitmekte iken saat 09:45'de İstanbul Kınalıada-Burgazada arasında seyir halinde iken yandığını, yangının söndürülmesi için yapılan tüm çalışmalara rağmen yatın tamamen kullanılamaz hale geldiğini, süresinde yapılan ihbara rağmen davalı tarafın sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 100.000 USD.nin olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olay sonrası müvekkili tarafından Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığı ile yaptırılan tespit sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, teknenin çürük, mantarlaşmış ve hakiki değerinin sigorta bedelinin çok altında, ayıplı bir tekne olduğunun tespit edildiğini, TTK. nun 1278 nci maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmadığını, yangının çıkışı ile ilgili olarak da bir takım şüphelerin bulunduğunu, istenen bedelin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, rizikonun sigorta poliçesi ile teminat altına alınan haller dışında bir nedenden meydana geldiği ve poliçe kapsamında olmadığı iddiasının davalı tarafça ispatlanamadığı, TTK. nun 1352/1 nci maddesi doğrultusunda sigorta konusu teknenin değerinin poliçe bedelinden daha düşük olduğu ve aşkın sigortanın bulunduğu iddiasının da davalı tarafından kanıtlanamadığı, TTK. nun 1413 ncü maddesi gereğince davalı sigortacının tam ziya nedeni ile sigorta bedelinin tamamını ödemekle mükellef olduğu, bu mükellefiyetin TTK. nun 1292 nci maddesi gereğince rizikonun bildirilmesi gereken 5 günlük yasal sürenin dolduğu 20.08.2000 tarihide alacağın muaccel olduğu, sigorta poliçesinin 3 ncü maddesi gereğince % 1 oranında muafiyet uygulanması gerektiği sonucuna varılarak, 99.000 USD.nin 20.08.2002 temerrüt tarihinden itibaren yıllık %11,25 ve değişen oranlarda faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirkete sigortalı tekne ile ilgili olarak düzenlenen Denize Elverişlilik Belgesinin 19.05.2001 tarihine kadar geçerli olduğunun anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirkete sigortalı teknenin yanması nedeniyle, sigorta alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, sigortalı teknede çıkan yangının şüpheli olduğunu iddia ederek, 01.09.2000 tarihli tespit raporunu ibraz etmiştir. Davalı vekilinin bu ve diğer savunmaları karşısında alınan 01.09.2003 tarihli bilirkişi raporunda, yangının kasten çıkarıldığına dair somut delil bulunmadığı yönünde görüş beyan edilmiş ise de, raporu düzenleyen hukukçu ve iktisatçı olan bilirkişiler, yangının çıkış nedeni ve bunun şüpheli olup olmadığı, başka bir değişle yangının kasden çıkarılıp çıkarılmadığını tespit edebilecek uzmanlıkta olmadıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı vekilinin bu konudaki itirazları, 01.09.2000 tarihli tespit raporu, olay sonrası alınan davacı ile tanık beyanları dikkate alınarak, yangının çıkış nedeni konusunda uzman kişilerden rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan; 13.04.2000-13.04.2001 dönemine ilişkin olarak düzenlenen Yat Sigorta Poliçesinde sigorta teminatı 60.000.000.000.-TL olarak gösterilmiştir. Poliçede sigorta primi dahi Türk Lirası üzerinden kararlaştırılmış olup, poliçenin 2 nci sayfasında yazılı 100.000 USD.lık bedel, teknenin, sigorta sözleşmesi yapıldığı sıradaki değerini göstermektedir. Sigorta sözleşmesinde sigorta teminatının Türk Lirası üzerinden kararlaştırılması karşısında, dava konusu teknenin yanması nedeniyle davacının sigorta alacağını tahsil hakkı bulunduğunun kabulü halinde hükmedilecek bedelin Türk Lirası olması gerekmektedir. Ayrıca, riziko tarihinde teknenin değeri konusunda sadece teknenin üzerinde bulunan motor ve şanzımanın değerinin dahi 20.650 USD olması karşısında teknenin değerinin 100.000 USD olduğunu belirten bilirkişi raporu yeterli değildir. Mahkemece, sigortalı teknenin riziko tarihindeki değerinin denetime elverişli bilirkişi raporu ile belirlenmesi ve davacının Türk Lirası üzerinden sigorta alacağını isteyebileceği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy